| Telefon kayıtları doğruluyor. | Open Subtitles | قال أنه تلقى تعليمات بعمل التبادل سجل مكالماته التليفونية يؤكد ذلك |
| Açacağını umarak her gün sana Telefon edecek. | Open Subtitles | سيتصل على رقمك باستمرار باعتقاده انك ستتلقى مكالماته |
| New York'a taşın, manken ol, telefonlarına cevap verme. | Open Subtitles | الرحيل إلى نيويورك، تصبحين عارضة أزياء ولا تردي علي مكالماته الهاتفيةَ |
| telefonlarına sen bakıyorsun. Bu doğru mu? Teklif geldi mi? | Open Subtitles | أنتِ تجيبين كل مكالماته هل تلقينا عرض حقاً؟ |
| Telefonlarını, konuştuğu adamları izliyoruz, ama bir şey bulamadık. | Open Subtitles | تم الإستماع إلى مكالماته وتتبعها لكن حتى الان لا شيء |
| Telefonlarını, e-postalarını izlemeleri. | Open Subtitles | ، مراقبة مكالماته الشخصية . ورسائل بريده الإلكتروني الصادر |
| - Soygunculardan birinin adı Elrod Platt, cep telefonu kayıtlarını elde ettik. | Open Subtitles | حسناَ أحد الخاطفين باسم " إيلرود بلات " وجدنا سجل مكالماته الخلوية |
| - Haas'inki? O da kapalı. Son aramalarına girmeye çalışıyorum. | Open Subtitles | مُغلق أيضا، أنا أحاول الإطلاع على مكالماته الأخيرة. |
| Şimdi Sen onun Telefon kaçınır? Paige. | Open Subtitles | إذاً الآن أصبحتِ تقومين بتجنب مكالماته ؟ |
| Bu olay dikkatimizi çeker çekmez Telefon görüşmelerini izlemeye başladık. | Open Subtitles | نعم بدأنا نراقب مكالماته الهاتفية بمجرد أن وصل ذلك الخبر إلينا |
| Hep bir Telefon bekledim, ya da gelmesini ve konuşmasını ama hiç gelmedi. | Open Subtitles | إنتظرت مكالماته الهاتفية أو ان يزورني . ولكن لم يأتي أبدا |
| Telefon konuşmalarını dinliyormusun? Mesajlarına bakıyormusun? | Open Subtitles | هل راقبتِ مكالماته , هل تحققتِ من رسائله النصية ؟ |
| Hafta boyunca çalışmıyor ve ayrıca telefonlarına da cevap vermiyor. | Open Subtitles | لم يأتِ للعمل منذ أسبوع، وأيضاً لم يرد على مكالماته الهاتفية |
| - Yani telefonlarına cevap vermemekle doğru yaptık? - Aynen öyle. | Open Subtitles | إذن، عدم الرد على مكالماته كان الشئ الصحيح؟ |
| Sonra telefonlarına çıkmaya başladım. | Open Subtitles | اتعرفين, لذلك اجبت علي مكالماته |
| Simon burada. Kimse telefonlarına cevap vermediği için savaşı Perez'e getirmiş. | Open Subtitles | بما أنه لا أحد يجيب مكالماته سينقل ساحة المعركة عند (بيريز) |
| Yarın gelsin, Telefonlarını daha fazla kontrol etmeyecekler. | Open Subtitles | لن تطول مراقبة مكالماته |
| Telefonlarını açma. | Open Subtitles | لا ترد على مكالماته فقط. |
| Tamam, cep telefonu konuşmalarının çoğu New York'taki eski karısıyla yapılmıştı. | Open Subtitles | حسنا,معظم مكالماته الهاتفية كانت لزوجته السابقة في نيويورك |
| Anthony Allen'ın ofis telefonu... cep telefonu ve otomobilindeki ses kayıtları. | Open Subtitles | المراقبة الصوتية الخاصة بمكتب انثوني الين مكالماته في المكتب ، مكالمات هاتفه المحمول وسيارته |
| Ama sonrasında, güvenlik prosedürleri ile ilgili sorular sormaya başladı,... bende şüphelendim ve aramalarına cevap vermemeye başladım. | Open Subtitles | لكن عندما بدأ يسأل عن إجراءات الحراسة أصبحت مرتابا، وتوقفت عن الرد على مكالماته |
| Templeton'ın aramalarına cevap vermediğini söylüyor bu yüzden buraya gelip başkasıyla konuşmak istemiş. | Open Subtitles | يقول أن (تيمبلتون) لم يعد يرد على مكالماته لذلك أتى إلى هنا ليتحدّث لشخص آخر |