| Çok hoş bir yer. | Open Subtitles | إنه مكانٌ جميل. |
| Sıçrayanları harcamak için bayağı hoş bir yer. | Open Subtitles | مكانٌ جميل لقتل بعض (السكيتر). لنضع رامٍ علي السطح مع بندقية. |
| Yok, ilk defa geliyorum. Ama sevdim burayı. Güzel yermiş. | Open Subtitles | كلاّ، إنها المرة الأولى، ولكنني أحببته فهو مكانٌ جميل. |
| - Güzel yermiş Hawks. | Open Subtitles | "مكانٌ جميل يا "هوكس |
| Nedeni kimse bilmiyor. Umarım Tory Ada'lı kimse yoktur burada; ne de olsa Güzel bir yer. | TED | ولايبدو أن احداً يعرف لمذا. ارجو أن لايكون اي شخص من جزيرة تروي هنا , مكانٌ جميل. |
| Müthiş bir yer, müthiş, çok Güzel bir yer. | Open Subtitles | مكانٌ جميل, فعلاً مكانٌ جميل جداً |
| Güzel yer. | Open Subtitles | مكانٌ جميل |
| Güzel yermiş. | Open Subtitles | مكانٌ جميل |
| Sürüngenler evinde ona Güzel bir yer ayarlamışlar. | Open Subtitles | -لديهم مكانٌ جميل في بيت الزواحف |
| Colton'ın tek bahsettiği cennet Ve onun ne kadar Güzel bir yer olduğu. | Open Subtitles | كل ما تحدث عنه (كولتن) هو الجنة وكم أنها مكانٌ جميل |
| Güzel bir yer. | Open Subtitles | مكانٌ جميل. |
| Ne Güzel bir yer. | Open Subtitles | انه مكانٌ جميل |
| Güzel yer. | Open Subtitles | مكانٌ جميل |