"مكتبٍ" - Traduction Arabe en Turc

    • ofis
        
    • ofise
        
    • ofiste
        
    • ofisim
        
    • ofisi
        
    Evet, teknemle uğraşmayı bırakıp kendime kocaman, kutu şeklinde bir ofis yapmak istiyorum. Open Subtitles نعم، أريد إيقاف العمل على مركبي، و بناء مكتبٍ ضخمٍ على شكل علبة.
    Bu ülkedeki en yüksek ikinci ofisten bahsediyoruz ki bir gün bu ülkedeki en yüksek ofis olma ihtimali taşıyandan. Open Subtitles نحنُ نتحدّثُ عن ثاني مكتبٍ قوّة في هاتهِ المعمورة. و يمكن أن يكون يوما ما أقوى مكتب على هاتهِ المعمورة.
    Daha önce kullanılmış bir ofise giremiyorum. Open Subtitles لا أريد ان اكون في مكتبٍ لم يُستخدم من قبل.
    Benden terk ettiğim ofise girip mevcut özel kalem müdürünün gizli kayıtlarına erişmemi mi istiyorsun? Open Subtitles أيها العميل، إنك تطلب مني الدخول على مكتبٍ لم يعد تابعاً لي بعد الاَن والوصول إلى تسجيلاتٍ سرية لرئيسة المستشارين؟
    Hey, burada ödünç bir ofiste dizüstü ile çalışıyorum farkındasın heralde. Open Subtitles أنت، إني أعمل على كمبيوترٍ محمول في مكتبٍ مستعار
    Şafaktan akşama kadar, dar ve kasvetli bir ofiste çalışacağıma geniş ve güzel bir evde hizmetçi olmayı tercih ederdim. Open Subtitles أنا أودُ أن أفضلَ كثيراً أن أكون خادمة في منزل كبير و مُمتع على أن أعمل من الفجر حتى المساء في مكتبٍ ضيق و كئيب
    Sence bu yemekten sonra kendi ofisim olabilir mi? Open Subtitles -تعتقد أنّي سأحصل على مكتبٍ بعد هذا العشاء؟
    Herkesi işten çıkarmışsın, ofisi küçülttükçe küçültmüşsün. Open Subtitles لقد قمت بطرد الجميع ، وانتقلت إلى مكتبٍ صغير ..
    Binada ki hiç bir ofis listesinde yer almıyor. Open Subtitles إنه ليس مُدرَجاً على أية مكتبٍ في المبنى
    Ve bir de işin ucunda ofis varken. Büyük hayal kırıklığı. Open Subtitles في ظل وجود مكتبٍ على المحك، هذا مخيب للآمال
    Şimdi ise ofis pencerelerine dokunursa... şanslı sayılır. Open Subtitles الآن سيحالفهُ الحظ لو حصل على مكتبٍ فيه نوافذ مُجدّداً.
    ofise girmek üzereyiz, dünyanın en önemli ofisine. Open Subtitles نحنُ على وشكِ إدارة المكتب، أهمّ مكتبٍ في العالم.
    Ama sunbeanim en azından bir ofise ihtiyacım var ama beş kuruşum bile yok. Open Subtitles ولكن.. سوف أحتاجُ الى مكتبٍ على الأقل, لكنني مفلس.
    Nefret ettiğim ofise gitmek için yatağından neden ayrıldığımı tekrar hatırlat. Open Subtitles ذكّرني مرّة أخرى لماذا عليّ أن أترك السرير لأذهب إلى العمل في مكتبٍ أكرهه ؟
    Konforlu bir ofiste kağıt işi yapmakla çok meşgulsünüz, sanırım. Open Subtitles أنت مشغولٌ للغاية في مكتبٍ مُريح ... تقوم بالأعمال المكتبيّة على ما أفترِض
    Doğru. Konforlu bir ofiste kağıt işi yapmakla çok meşgulsünüz, sanırım. Open Subtitles أنت مشغولٌ للغاية في مكتبٍ مُريح ... تقوم بالأعمال المكتبيّة على ما أفترِض
    - Hiç ofiste çalıştın mı? Open Subtitles هل عملتِ في مكتبٍ قط ؟
    Sence bu yemekten sonra kendi ofisim olabilir mi? Open Subtitles -تعتقد أنّي سأحصل على مكتبٍ بعد هذا العشاء؟
    Kendi ofisim de Moskova ile... Open Subtitles سأحتاج إلى مكتبٍ خاص
    Hangi ofisi aradın bilmiyorum ama oradaydım. Open Subtitles أنا لا أعلم بإي مكتبٍ إتصلت, ولكنني كُنت هناك
    Bay Steed'i, hangi ofisi isterse oraya yerleştirin. Open Subtitles أدخلي السيد (ستيد) في أي مكتبٍ يريده

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus