| Bütün protokollerin canı cehenneme ya da eskiden bağlı olduğum tüm kuralların. | Open Subtitles | سحقاً لأية بروتوكولات متبعة أو أي قانون كنت ملتزماً به فيما سبق |
| Baba, geri döndüğümü ve de ...sana ve LuthorCorp'a tamamen bağlı olduğumu, Açıklığa kavuşturduğumuzu düşünüyordum. | Open Subtitles | أبي ظننت أني أوضحت أني رجعت ملتزماً تماماً لشركة لوثر كورب ولك |
| Onlar, "Bunu öneri listesine alacağız." dediler Ama o işine bağlı olduğu için yerinde duramadı. | Open Subtitles | فأجابوه أنهم سيأخذون ذلك بالحسبان ولكنه لم يتوقف عند هذا لأنه كان شخصاً ملتزماً للغايه |
| Patronuna bağlı olan birisi değilim. | Open Subtitles | لست ملتزماً حقاً بتراثبية الرئيس والمرؤوس التافهة تلك |
| Ben biraz düşündüm bu evliliğe bağlı olmadığımı biliyorum ama yeni bir başlangıç yapalım. | Open Subtitles | لقد كنت أفكر أنا أعرف بأنني لم أكن ملتزماً بهذا الزواج كلياً ولكني اريد بداية جديدة |
| Anlaşmamıza bağlı kaldığın sürece de sen o dairenin içinde kalacaksın. | Open Subtitles | ستظل ضمن تلك الدائرة ما دمت ملتزماً باتفاقيتك |
| bağlı kalmakla ilgili bir problemi var. | Open Subtitles | لديه مشكلة البقاء ملتزماً |
| Gideon eliçilik görevine bağlı kaldı. | Open Subtitles | جيديون بقي ملتزماً بمهمته |