| Tadı sanki, biri çok kötü ciğerini üşütmüş balgam sökmek için iki kaşık dolusu öksürük şurubu almış, sonra da, avokadonun üzerine öksürmüş gibi. | Open Subtitles | إن مذاقها يبدو وكأن أحدهم قد أصابته نزلة بردٍ شديدة وأخذ ملعقتين من البنيلين ليُبعد البلغم, ثم، انتخم على أفوكادو. |
| İki kaşık makine yağı tüm geminin taze su deposunu kirletebilir. | Open Subtitles | ملعقتين من زيت الماكينة يمكن أن يلوث حمولة سفينة بأكملها من الماء العذب بعض الاشياء |
| Küçük kutudan iki kaşık ver. | Open Subtitles | ملء ملعقتين من الطعام الجاف والقليل من العلبة |
| Bir çorba kaşığı Hindistan cevizi rendesi. | Open Subtitles | أضيفي ملعقتين من معجون جوز الهند |
| Vampir yarasası iki çorba kaşığı kana ihtiyaç... | Open Subtitles | خفاش مصاص للدماء يحتاج إلى ملعقتين من ... |
| Evet, iki kaşık. | Open Subtitles | أجل، ملعقتين من فضلكِ |
| "İki kaşık afyon tentürü verdim, | Open Subtitles | ملعقتين من اللودنوم، |