| Birisi tüm kusurlarınızı kapatan sizi olduğunuzdan çok daha güzel ve çok daha önemli gösteren bir aynayı gözlerinizn önüne koyarsa o aynayı kırın. | TED | وإذا وضع شخص ما مرآة أمامكم تغطي جميع عيوبكم وتجعلكم ترون أنفسكم أكثر جمالاً وأهمية مما أنتم عليه حقًا، فعليكم فقط كسر هذه المرآة. |
| Siz çocuklar da olduğunuzdan daha gerzek görünürdünüz. | Open Subtitles | أما أنتم يا رفاق، فستبدون أكثر حمقًا مما أنتم عليهم |
| Siz çocuklar da olduğunuzdan daha gerzek görünürdünüz. | Open Subtitles | أما أنتم يا رفاق، فستبدون أكثر حمقًا مما أنتم عليهم |
| Artık ya hissediyorsunuzdur -- olduğunuzdan daha güvenli hissediyorsunuzdur. Güvende olduğunuza dair yanlış bir hisse kapılırsınız. Ya da, | TED | الآن إما أن يكون لديكم إحساس -- أن تشعروا أنكم أكثر أمانا مما أنتم عليه. هناك إحساس زائف بالأمان. أو بطريقة أخرى، |
| Bu, sizi şu an olduğunuzdan bile daha kötü bir hâle sokar. | TED | سيجعلكم هذا أسوأ مما أنتم عليه فعلًا. |
| Umarım yaratıcı olduğunuzdan zekisinizdir. | Open Subtitles | أتمنى أنكم أكثر ذكاءًا مما أنتم مبدعين |