| Nar gibi, tuzlu ve vitamin deposu... | Open Subtitles | محمصة و مملحة و مليئة بالفيتامينات |
| Nar gibi, tuzlu ve vitamin deposu... | Open Subtitles | محمصة و مملحة و مليئة بالفيتامينات |
| Sıcacık, tuzlu, leziz. | Open Subtitles | ساخنة مملحة و رائعة |
| Evet o, dedemin verdiği tuzluk. | Open Subtitles | أوه، إنها مملحة أعطانيها جدّي. |
| tuzsuz organik tereyağı ve hindistancevizi özünden yapılıyor ve beyne enerji veriyor. | Open Subtitles | مصنوعة من زبدة غير مملحة لأبقار مغذّاة على العشب مع مستخرج زيت جوز الهند والذي يُنشّط طاقة المخ. |
| Scavo'ların tuzluğu burada ne arıyor? | Open Subtitles | لماذا لديك مملحة من مطعم (سكافو)؟ |
| Daikon turpu, tuzlu tereyağı. | Open Subtitles | فجل دايكون, زبدة مملحة. |
| tuzlu şeyleri severim. | Open Subtitles | كم أرغب في تسالي مملحة |
| - tuzlu. - Ne? | Open Subtitles | إنها مملحة - ماذا؟ |
| - Karamelli tuzlu fıstık. | Open Subtitles | - مملحة الكرمل البقان. |
| Kafenin dışında oturup sert bi kahve içerken tuzsuz yağlı sıcak kruvasan ve çilek reçeli yemek. | Open Subtitles | الجلوس خارج مقهى مع قهوة قوية و شطيرةٍ دافئة مع زبدةٍ غير مملحة ومربى الفراولة |
| Yani, bu tuzsuz tereyağı olayı gene. | Open Subtitles | اذن هاهي الزبدة الغير مملحة ثانية , |
| - Evet ama tuzsuz olanı. | Open Subtitles | بالطبع، لكن الغير مملحة |
| Bak Andy, iki dolara Borracho'nun Yeri'nde buluşmaya can atan ve burun direğinde tuzluğu durduğunu görünce üstüne atlayacak çok kız vardır. | Open Subtitles | اسمع يا (أندي) أعلم أن الكثير من الفتيات سينبهرن بليلة "تاكو" في مطعم " بوراتشو" و حقيقة أنك قادر على موازنة مملحة على أنفك |