| Eğer bir insan konuşmayı gerçekten istemiyorsa... | Open Subtitles | عندما يقول احد انه لا يريد مناقشه ذلك ...... فهو فعلاً |
| konuşmayı gerçekten yapmak istiyor musun? | Open Subtitles | اتود حقاً مناقشه هذا؟ |
| Bu konuşmayı gerçekten yapmak istiyor musun? | Open Subtitles | اتود حقاً مناقشه هذا؟ |
| Pratik bir tartışma yapmamız için çok geç değil. | Open Subtitles | لم يفت الآوان بالنسبه لنا لاجراء مناقشه فعليه. |
| Herhangi bir tartışma olmadan benimle gelebilirsin ve Seg'de birkaç gece geçirirsin ya da polis çağırırım ve zorla geri götürülürsün.. | Open Subtitles | نعم, حسناً.. تستطيعين الذهاب معي الآن بدون مناقشه وتمضين بعض الليالي بالحبس الإنفرادي |
| Yemeğimiz için menüyü tartışabiliriz mesela. | Open Subtitles | بامكاننا مناقشه قائمه الطعام لعشاءنا المقبل |
| Damien'ı getirin. Bunu adam gibi tartışabiliriz. | Open Subtitles | احضر داميين و يمكننا مناقشه هذا كالرجال |
| Yani, o konuşmayı yapmamıza gerek kalmadı. | Open Subtitles | ليس علينا مناقشه ذلك الحديث |
| Özetlemeden önce bir tartışma başlatalım. | Open Subtitles | دعونا نبدأ مناقشه مفتوحه قبل أن ننتهى |
| İstersen bunu dışarda tartışabiliriz | Open Subtitles | -نستطيع مناقشه هذا في الخارج |