| Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un Büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim. | TED | وبما أننا في إدنبرة, فأريد أن أقول بأنني من أشد المعجبين بكونان دويل. |
| Geri dönüşümün Büyük bir destekçisiyim, Gibbs, ama Taliban'ın yapış şeklinden nefret ediyorum. | Open Subtitles | أنا من أشد مؤيدى اعاده التدوير جيبز ولكنى أكره كيف تقوم به طالبان |
| Ben şahsen otoyolların yakınında hamile kalmanın Büyük bir hayranıyım. | TED | أنا من أشد المعجبين أن تكون حاملا وتسكن بالقرب من الطرق السريعة |
| Henüz dinleme fırsatım olmadı ama içimden bir his en büyük hayranınız olacağımı söylüyor. | Open Subtitles | لكن لديّ شعور بأنّني سأكون من أشد معجبينكَ |
| Edebiyat tarihine gelmiş geçmiş en büyük sahtekarlardan biri olarak geçerim. | Open Subtitles | سأسقط كواحد من أشد الكاذبين في تاريخ الأدب |
| Sizin Büyük bir hayranınızım. Bütün filmlerinizi izledim. | Open Subtitles | أنا فقط من أشد معجبيك لقد شاهدت كل أفلامك |
| Büyük bir hayranınızım. | Open Subtitles | لا أنا من أشد معجبيك لقد قرأت كل شيء كتبته |
| Babam, Dimitar Asenov Navorski, müziğinizin Büyük bir hayranıydı. | Open Subtitles | أبي، ديميتار أزينوف نافورسكى كان من أشد المعجبين المولعين بموسيقاك |
| Babam, Dimitar Asenov Navorski, müziğinizin Büyük bir hayranıydı. | Open Subtitles | أبي، ديميتار أزينوف نافورسكى كان من أشد المعجبين المولعين بموسيقاك |
| Ama gerçekten sensen, kız kardeşim senin Büyük bir hayranın. | Open Subtitles | لكن إذا حقاً أنت، أختي من أشد المعجبين بك |
| Görünüşe göre 16 yaşında ve kitabının Büyük bir hayranı. | Open Subtitles | إنه بالسادسة عشر ، من أشد مُعجبين كتابك. |
| Söylemeden duramadım, çalışmalarınızın Büyük bir hayranıyım. | Open Subtitles | أريد أن أخبرك أني من أشد المعجبين بأعمالك |
| Asla Büyük bir hayranınız olmayacağımı söylemeliyim doktor. | Open Subtitles | دكتورة، عليّ القول لم أكن من أشد المعجبين بكِ. |
| Büyük bir hayranınız olduğumu söylemek istiyorum bu arada. | Open Subtitles | أنا فقط أُريدُ القَول أَنا من أشد محبيك، بالمناسبة. |
| Üzgünüm, Büyük bir hayvan hakları destekçisiyim ve maymunların elbise giymesinin yanlış olduğunu düşünüyorum. | Open Subtitles | أنا اسف و لكنني من أشد الداعمين لحقوق الحيوان أنا فقط أعتقد إنه من الخطأ وضع القرد في ملابس |
| WME'de temsilciyim ve işlerinizin çok Büyük bir hayranı olduğumu size söylemeden gidemem. | Open Subtitles | لم أستطع المغادرة بدون إخباركما بأني من أشد المعجبين بعملكما |
| O, en büyük hayranım gibi birşey şu anda. | Open Subtitles | أعني,أنها نوعاً ما من أشد معجبيني فى الوقت الحالي |
| Endişelenme. Babam şu an en büyük hayranım. | Open Subtitles | لا تقلقي، فوالدي من أشد المعجبين بي الآن |
| O en büyük hayranınız. | Open Subtitles | عذراً سيدى أنه من أشد المعجبين بك |
| en büyük hayranınım. | Open Subtitles | أنها فرصة لرؤيتك أنا من أشد معجبيك |
| Arkadaşlarım ve ben sizin en büyük hayranınız! | Open Subtitles | أنا و أصدقائي من أشد المعجبين بك |