| Alo, Doktor. benim için yapmanı istediğim bir şey var. | Open Subtitles | الو يا دكتور, هناك شئ اريدك ان تفعله من اجلى |
| Orada yaptığın onun için miydi benim için miydi, yoksa senin için miydi? | Open Subtitles | هناك ,اكان ذلك من اجلها ام من اجلى , ام من اجلك أنت؟ |
| Teşekkür ederim,çocuklara benim için hoşça kal dersiniz. | Open Subtitles | نعم بالتأكيد شكرا لك ,وودع الاطفال من اجلى |
| Acaba Dick benim için kulağını keser mi? | Open Subtitles | اتسال اذا كان ديك بامكانه قطع اذنه من اجلى |
| benim için birisini halletmeni istiyorum. Siyah bir Cadillac'ta olacak. | Open Subtitles | اريدك ان تهتم بامر احدهم من اجلى سيكون فى سياره كاديلاك سوداء |
| Mecburum. Suç benim. O bunu benim için yapıyor. | Open Subtitles | يجب ان اذهب , انه خطأى و هو يفعل ذلك من اجلى |
| Ve bunları benim için saklamanıza minnettarım. | Open Subtitles | وانا شاكره لك احتفاظك بهذه الاشياء من اجلى |
| Sizin dışarıda benim için çalıştığınızı bilirsem hapise seve seve gidebilirim. | Open Subtitles | ويمكننى الذهاب الى السجن سعيدا لو علمت انك بالخارج تعمل من اجلى. |
| Gordo'nun benim için bunu yaptığına inanamıyorum. | Open Subtitles | لا استطيع ان اصدق ان جوردو فعل ذلك من اجلى |
| Elbette önemli. benim için öyle bir şey yaptığına inanamıyorum. | Open Subtitles | انا حزينة جدا بالكاد لا استطيع تصديق انك فعلت ذلك من اجلى |
| Bu eli iş kazasında kaybedersen benim için sakla. | Open Subtitles | إذا كان يجب أن تفقدى هذه اليد في حادث ، احتفظى بها من اجلى |
| Böyle bir adamın benim için dans etmesini istemem. | Open Subtitles | انا لا احب ان يكون هناك رجل هكذا ليرقص من اجلى |
| Tatlım, sana müteşekkirim ama benim için onlarla takılmana gerek yok. | Open Subtitles | انا اقدر هذا لكنك لست مضطر للبقاء معهم من اجلى |
| Dışdünayaya geri dönmeliyiz. Bunu benim için yapar mısın? | Open Subtitles | علينا العودة للعالم الخارجي هل تفعل ذلك من اجلى ؟ |
| benim için saklaması için kitabınızı ona vermiştim. | Open Subtitles | لقد اعطيتة كتابك ليخفية من اجلى والان لقد مات, تم قتلة |
| Tek istediği taç giydiğimi görmek ve benim için savaşma izni almak. | Open Subtitles | كل ماتريده ان ترانى متوج وتصريح لتقاتل من اجلى |
| Evet, çok yakında benim için geleceksin. | Open Subtitles | نعم , ساكون جميلة قريبا وسوف تاتى من اجلى |
| Çık dışarı ve benim için kıçlarını temizle... Devam et. Görevini yap. | Open Subtitles | اذهب هناك وساعدهم من اجلى اذهب , قم بعملك |
| Eğer senin değil benim için yapması gerektiğini düşünürse gerekecek. | Open Subtitles | اذا اعتقد انه سيفعلها من اجلى غير ان يعتقد انه سيفعلها من اجلك |
| Eğer bunu benim için yapmıyorsan o zaman onun için yap. | Open Subtitles | اذا لم ترغب ان تفعل ذلك من اجلى فلتفعله من اجلها لا.. |
| Timmy meydanda benim adıma kız kovalıyor. | Open Subtitles | لقد ارسلت تيمى الى الساحة ليفحص الفتيات من اجلى |
| Benim yerime hayatını Ross için riske attın. | Open Subtitles | أنت عندك استعداد أن تضحى بحياتك من اجل روس ولكن ليس من اجلى |