| Gerçek büyük bir isim sahibi olabileceğimi söyledi, Nan. | Open Subtitles | يعتقد أني أستطيع أن أكون من الأسماء الكبيرة ، نان |
| Ferahlatan bir isim olacağını ve onların da bunu aradığını söyledi. | Open Subtitles | قال بأنه يبدو منعشاً وبأنهم يريدون هذا النوع من الأسماء |
| Sen bana söyleyene kadar bu defterde yazılı olan isimleri öğrenmek istemiyorum. | Open Subtitles | حتى تخبرني، لن أطلب منك معرفة أيّ من الأسماء الموجودة بهذا الكتاب. |
| Bir çok isimle seslendiler bana ama baba diyen hiç olmamıştı. | Open Subtitles | كانو يلقبوني بالكثير من الأسماء ولكن أبي لم اسمعها من قبل |
| Osage portakalı için halkın taktığı bir çok isimden birisi. | Open Subtitles | واحد من العديد من الأسماء الشعبية لبرتقال "الأوساج" |
| vuruş kıralı, ve yüzlerce saçma isim daha. | Open Subtitles | ومئات من الأسماء والألقاب الأخرى |
| George'da ne biçim bir isim böyle, değil mi ama? | Open Subtitles | اي نوع من الأسماء هو جورج اليس كذلك ؟ |
| Defterdeki isimlerden biri babanızın ortağı Allegreto. | Open Subtitles | واحد من الأسماء في الدفتر كان جوي اليكريتو. |
| Yime Boksıç diye sahte isim mi olur? | Open Subtitles | أي نوع من الأسماء المزيفة يكون "أطهو غوط"؟ |
| İşte bu yüzden sen abudik gubidik bir isim almış oldun. - Siktirin lan. - Ver şunu bana. | Open Subtitles | اي نوع من الأسماء الغبية هذا هل انت مغني إيرلندي ؟ |
| Sana nasıl bir isim olduğunu söyleyeyim; tuhaf bir isim. | Open Subtitles | سأخبرك أي نوع من الأسماء هذا إنه اسم غريب |
| Senden daha yakında olan birini çağırabileceğim bir isim ağım var. | Open Subtitles | كان لدي شبكه كاملة من الأسماء كان يمكن أن أتصل بهم وهم أقرب منكِ |
| Seneler sonra o da, uzun bir isim listesindeki bir isim olacak sadece. | Open Subtitles | بعد سنين من الآن، سيمسي اسمًا في قائمة مديدة من الأسماء. |
| Ne biçim bir isim bu? | Open Subtitles | اي نوع من الأسماء هذا على اي حال؟ |
| Fİziğin en önemli isimleri daha önce hiç aynı yerde bir araya gelmemişti. | Open Subtitles | لم يحدث قبل ذلك و لا بعد ذلك أن تجمع مثل هذا العدد من الأسماء العظيمة في علم الفيزياء في مكان واحد |
| Tatlım, nefesini boşa tüketme, çünkü isimleri hatırlamayacak kadar kızardım. | Open Subtitles | عزيزتي, وفري أنفاسك, لأنني سكرانة جداً ولن أتذكر العديد من الأسماء. |
| - Tamam, hızlı tur. İsimleri sayacağım, bulunca söyle tamam mı? | Open Subtitles | سنسرع الأمر، سوف ألفظ الكثير من الأسماء و حين أقوله ستصدر صوتاً، اتفقنا؟ |
| O kadar farklı isimle eskortluk yaptım ki iş çığırından çıktı. | Open Subtitles | أعني، أنني صاحبتُ العديد من الأسماء المختلفة التي يصعب أن أحصيها. |
| Önceden bir çok isimden bahsetmemiştim. | Open Subtitles | لم أذكر العديد من الأسماء قبل ذلك |
| Burası için taktığım birkaç isim daha var. | Open Subtitles | (اسكوديرو ؟ ) المتجر لديه العديد من الأسماء بما فيها اسمي |
| Bu nasıl bir isim böyle? | Open Subtitles | أىّ نوع من الأسماء هذا؟ |
| Bu bulmamı istediğin isimlerden biri. | Open Subtitles | انها واحدة من الأسماء طلبتم مني العثور عليها. |
| Yime Boksıç diye sahte isim mi olur? - Burada. | Open Subtitles | أي نوع من الأسماء المزيفة يكون "أطهو غوط"؟ |