| Ne? En sonunda elime küçük bir şans geçiyor, ve sen içine ediyorsun. | Open Subtitles | أخيراً أحظى بقليل من الحظ الجيد و أنت تسببين لي الإزعاج بسبب ذلك |
| Niye? Karını doğmadan önce görmek kötü şans getirir diye mi? | Open Subtitles | لماذا، لأنه من الحظ السئ أن ترى زوجتك قبل أن تولد؟ |
| İyi bir menajerle ve iyi bir şansla bir gün çıkabilirsin. | Open Subtitles | حسنًا، ربمّا بقليل من الحظ وبمدير جيّد، فستكون هناك بيوم ما. |
| La Quica'yı takip etme Şansımız doğdu. Sadece biraz şansa ihtiyacımız vardı. | Open Subtitles | كانت لدينا فرصة حقيقية في تعقب لاكيكا احتجنا لقليل من الحظ فقط |
| şanslıysak, polis ve FBI peşimize düşmeden önce 24 saatimiz var. | Open Subtitles | لو كان لدينا القليل من الحظ فلن تمر 24 ساعة إلا و الشرطة و المباحث الفيدرالية يطاردوننا على مدار الساعة |
| - şanslı adam, Zorin. - Şanstan fazlası olabilir, Amiral. | Open Subtitles | رجل محظوظ،"زورين ممكن أن يكون أكثر من الحظ حضرة العميد |
| Üstelik Şansımız yaver giderse vahşi hayvanlar onu parçalar. | Open Subtitles | ومع قليلاً من الحظ ستكون إلتهمتها الوحوش البرية |
| şans eseri bayağı para kazandım. | TED | جمعت الكثير من المال بقليل من الحظ فقط. |
| Anti-kahraman belki de baskıcı hükûmete karşı açtığı yok etme mücadelesinde savaşıp başarılı olabilir ama şans yanında olmaz. | TED | ربما يقاتل اللابطولي وينجح في تدمير الحكومة القمعية مع الكثير من الحظ المستحيل |
| Biraz şans ve biraz da evrimle 10 yıl sonra Mars'taki Beş Dağ da olabilir. | TED | وبقليل من الحظ ومزيد من التطور ربما تصبح الجبال الخمسة على سطح المريخ في خلال عشرة أعوام |
| Diğer taraftan, biraz şansla bundan kurtulabiliriz de. | Open Subtitles | من ناحية أخرى، مع قليلا من الحظ يمكننا أن نسحبها |
| Fakat sıkı bir çalışma ve birazda şansla bir gün tekrar yürüme şansınız olabilir. | Open Subtitles | ولكن بالكثير من الجهد والقليل من الحظ أعتقد أن هناك امكانية أن تستطيع المشي ثانية يوماً ما. |
| Utangaç olma. Biraz şansla seni masaya kaldırabilir. | Open Subtitles | لا تخجلى، بقليل من الحظ سيمارس معك الجنس على المائدة |
| Buradan çıkabilsek bile, sanırım çok az Şansımız var. | Open Subtitles | حسناً , اعتقد انه مع قليل من الحظ نحن قد نتمكّن من الخروج من هنا |
| Çok zor. Şansımız biraz yaver giderse... | Open Subtitles | أنه صعب جداً ، اعتقد أنه مع قليل من الحظ يمكننا |
| şanslıysak, bu onu belalardan koruyabilir. | Open Subtitles | مع قليل من الحظ .. سأبقيه بعيداً عن المتاعب |
| Hele de Leydi Catherine de Bourgh'un lütuf ve himayesinde olacak kadar şanslı bir papazın. | Open Subtitles | خصوصا شخص له من الحظ مايجعله يتمتع بصحبة وكرم السيدة كاثرين. |
| Hazır mısın, birader? Şansımız yaver giderse, yeriz onları. | Open Subtitles | هل انت جاهز ياصديقي قليل من الحظ وسينجح الامر |
| Değilsin de ondan. Şansın kötü gitti ama geçti artık. | Open Subtitles | لأنكِ لست كذلك, أنتِ شخص حضى بالقليل من الحظ العثر |
| umarım biraz fazladan kumaş kullanabiliriz. | Open Subtitles | وبقليل من الحظ نستطيع إضافة المزيد من القماش |
| Er Maçendra Bahadur Garu size iyi şanslar diler. | Open Subtitles | جنود ماشندرا بهادور جورنج يتمنون لك العديد من الحظ السعيد |
| Buradaki kimse ondan almamış şanslıyız diyorum sadece. | Open Subtitles | من الحظ أنهُ لايُوجد هُنا أحد يأخُذ هذا، هذا كُل شىء. |
| # şanslıyız ki, bize her şeyin olumlu yönünü göstererek # | Open Subtitles | من الحظ أن هنالك رجل يمكنه بإيجابية فعل كل الأشياء التي تجعلنا |
| Şansım yaver giderse, şebeke beni almaya gelecek. | Open Subtitles | مع قليل من الحظ ستتمكن شبكة الرصد من التقاط حركة المكوك |