| Hayır, Otelden bir blok ötede babama rastladım. | Open Subtitles | لا, لقد قابلت والدى فى موقفه على بُعد مبنى من الفندق |
| Uzun lafın kısası, Otelden bir mektup aldık. Halıya gümrükte el konulduğunu yazıyordu. | Open Subtitles | قصة طويلة أعلم هذا، لذا استلمنا رسالة من الفندق تفيد أن السجادة من المعالم الأثرية |
| Gramafon. İki bilet bulduktan sonra, Oteldeki herşeyi taşıdım. | Open Subtitles | إنه الجرامافون.لقد نقلت كل شىء من الفندق بعد أن وجدت التذكرتين. |
| - Oteldeki soruşturmam üzerine ...ben onun takriben akşam 10:30 civarlarında telefon ettiğini öğrendim. | Open Subtitles | على الإستعلام من الفندق علمت بأنها إتصلت من هنا فى حوالي 10.30 مساءً |
| Yine de, Otelin düğün pastasını mutfaklarında yapmana izin vermesi güzel bir jest. | Open Subtitles | مع ذلك، لطف من الفندق ان سمح لك باستخدام مطبخهم لخبز كعكة الزفاف |
| Bu odadan çıkabilirsin, hatta bu otelden bile. | Open Subtitles | ربما ستنجح بالخروج من هذه الغرفه او حتى من الفندق |
| Otelden beri onu izliyoruz. | Open Subtitles | لقد إستمرّينا بالمراقبة من الفندق. |
| - Independence'in dışından sanırım. | Open Subtitles | من الفندق. |
| Pekala, polis, aracı Otelden bir mil ötede bir otobüs durağında terk edilmiş halde bulmuş. | Open Subtitles | حسنٌ، الشرطة عثرت على السيارة متروكه في موقف حافلات حوالي ميل من الفندق. |
| Bu yüzden Otelden bir incil çaldık. | Open Subtitles | ولذا فإننا الاناجيل سرق من الفندق. |
| Önce, Otelden bir polisin üniformasını çaldı. | Open Subtitles | اولا,سرق زى رجل شرطة من الفندق |
| Hanımefendi. Otelden bir telefon var. | Open Subtitles | سيدتي ، كان هناك إتصال من الفندق |
| Otelden bir tane almalıydın. | Open Subtitles | كان يجب أن تجلبي القهوة من الفندق شكرا |
| Şu Oteldeki telekız olayı bahsettiğim şeye mükemmel bir örnek mesela. | Open Subtitles | تلك المومس من الفندق مثال ممتاز عمّا أقصده |
| Oteldeki görüntüyü yüz tanıma sisteminde arattırdım ve birini buldum. | Open Subtitles | مررت الصورة من الفندق خلال برنامج التعرف على الوجه وحصلت على تطابق |
| Oteldeki her görgü tanığının ifadesini ve kamera görüntülerini gözden geçirdim. | Open Subtitles | لقد راجعت كل شهادات شهود العيان وكاميرات المراقبة من الفندق |
| Eğer Oteldeki o adam beni bulmasaydı... beni bir daha göremezdin. | Open Subtitles | ولكن إذا لم يكن هذا الرجل من الفندق وجدني... فإنك لم تكن ستراني مرة أخرى |
| yeni bir bina inşaatı vardı yolun öbür tarafında, tam bizim Otelin karşısında | TED | وكان هناك مبنى جديد يتم بناءه، كان يتم بناءه على الجانب الآخر من الفندق. |
| Otelin öbür cephesindeki süitlerden park manzarası görünüyor. | Open Subtitles | كارل على الجانب الأخر من الفندق لديهم حجرات تواجه المتنزه |
| Yani, bu otelden çılgın bir... kadının arabasıyla kaçtın, ve ince zekanla caziben dışında... yanında bu enfes süet paltodan başka bir şey yok. | Open Subtitles | فررت من الفندق بسيارة المرأة المخبولة ولا تملك إلّا ذكاءك وسحرك وهذا المعطف البالي؟ |
| Saat onda bu otelden onu alacaksınız. | Open Subtitles | ستقلّها من الفندق عند الساعة العاشرة |
| Seni budala. Muhtemelen Otelden beri peşindeydiler. | Open Subtitles | أيها الغبي ، لابد أنهم تتبعوك من الفندق |
| Otelden beri bizi takip ediyor olmalı. | Open Subtitles | لابد أن تبعنا من الفندق. |
| - Independence'in dışından sanırım. | Open Subtitles | من الفندق. |