"من ثمان" - Traduction Arabe en Turc

    • sekiz
        
    Bir gün, tam sekiz kat düştü ama yine de hiç zarar görmedi. Open Subtitles في يوم ما، سقط من ثمان طوابق ووجد نفسه سليم جداً رغم ذلك.
    sekiz yüz bin kişi, hem sudan hem karadan saldırıyorlar. Open Subtitles جيشٌ قاسٍ من ثمان مائة ألف يغزو من الأرض والبحر
    İnsanlar sekiz yıldan çok daha uzun süre sır tutabilirler. Open Subtitles أعتقد أن البشر يستطيعون حفظ بعض الأسرار أكثر بكثير من ثمان سنوات
    sekiz yıl önce İngiltere'den dönerken görmüştüm! Open Subtitles لقد رأيتها من ثمان سنوات أثناء مروركم بإنجلترا
    Beyni sekiz dakikadan uzun süre oksijensiz kaldı. Open Subtitles لم يصل الأكسجين لمخه لأكثر من ثمان دقائق
    Ve sekiz saatten daha az bir süre içinde Amsterdam'da olacağız. Open Subtitles وفي أقل من ثمان ساعات ، سنصبح في أمستردام
    sekiz sene boyunca sana üç kilometre mesafede yaşadım baba. Open Subtitles لقد كنت اعيش على بعد اقل من ميلين منك لإكثر من ثمان سنوات يا أبي
    Ağaç evimizin yönetmelikleri sekiz sayfa uzunluğundaydı. Open Subtitles لائحة القرارات الخاصة ببيت الشجرة كانت مكونة من ثمان صفحات
    Yemek yenecek ve en az sekiz saat uyku uyunacak. Open Subtitles طعام، وحدّ أدنى من ثمان ساعات راحة في الفراش.
    Bilmiyorum ama bir yolunu bulmak için sekiz dakikadan az vaktimiz var. Open Subtitles لا أعرف، لكن لدينا أقل من ثمان دقائق لتخمين شيء.
    sekiz sokak uzaklıkta çevrede elektrik ve kablosuz iletişimi kesin. Open Subtitles أريد نطاق من ثمان بنايات سكنية بدون أى أشارات لاسلكية، أتفهمي؟
    sekiz yıl önce, Glenn tuvalette işeyen kadınları gözetleyebildiği bir restorant açtı. Open Subtitles من ثمان سنوات جلين فتح مطعم وكان يتجسس على السيدات يتبولون في الحمام
    Bir masada oturan sekiz dokuz farklı ülkeden kadınlar birbirleriyle konuşuyor ancak söylediklerinden tek kelime bile anlamıyorlardı, çünkü hepsi farklı diller konuşuyorlardı. TED كل هؤلاء النساء من ثمان أو تسع دول مختلفة مجتمعات على طاولة واحدة جميعهن يتكلمن مع بعضهن البعض ولا أحد يفهم الآخر لأنهن يتحدثن لغات مختلفة
    -- Osama Tezuka'nın -- Buddha'nın destansı hayatı ve toplamda sekiz ciltten oluşuyor. Ama en iyi tarafı, rafınızda olduğunda, Buddha'nın yaşamını görüyorsunuz, bir yaştan diğerine. TED هذه القصة بعينها من طرف أسامة تيزوكا تحكي الحياة الملحمية للبوذا، وهي مكونة من ثمان مجلدات. لكن أفضل شيء هو عندما تكون على رفك، يكون لديك حياة رفية للبوذا وهو ينتقل من عمر لآخر.
    sekiz yıldır görmüyorum onu. Open Subtitles أنا مَا رَأيتُها من ثمان سَنَواتِ.
    Keşke sekiz saat önce tanışsaydık. Open Subtitles كنت اتمنى مقابلتك من ثمان ساعات
    sekiz kıtanın dördünü birden saydın. Open Subtitles لقد سميت أربعة فقط من ثمان قارات
    8 kız sekiz farklı Minnesota kampüsünden kaçırılmış... Open Subtitles ثمان فتيات تم اختطافهن من ثمان كليات مختلفة بولاية "مينيسوتا"
    - Hey, bu tam... - sekiz yıl önceydi. Open Subtitles نعم وقد كان هذا من ثمان سنوات
    sekiz dakikası var. Open Subtitles أقل من ثمان دقائق

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus