| Aramızda, uğraşlarımıza kendi cebinden maddi destek çıkabilecek biri var. | Open Subtitles | هناك شخص بيننا يمكنه دعم هذا المسعى من جيبه الخاص.. |
| Aramızda, uğraşlarımıza kendi cebinden maddi destek çıkabilecek biri var. | Open Subtitles | -هناك فرد بيننا .. يمكنه التكفل بهذا المسعى من جيبه الخاص |
| Parayı kendi cebinden verdi. | Open Subtitles | أتت من جيبه الخاص |
| Onu bulduğumda, cebinden bu düşmüştü. Ben bu nişanı tanıyamadım, ya sen? | Open Subtitles | لقد سقط هذا من جيبه عندما وجدته لم أتعرف على الإشارة ، هل تعرفها؟ |
| Lloyd'u devirdiğinde cebinden bu makbuz düşmüş. | Open Subtitles | لقد سقطت ورقة الايصال من جيبه عندما قام بطرح (لويد) أرضاً |
| Mantosunun cebinden bir not defteri çıkardı ve enine doğru bir çizgi çizdi. | Open Subtitles | أخرج مذكرة من جيبه وكانت مفكرة كبيرة نوعًا ما |
| Röportajın ortasında, Regis cebinden bir kalem çıkarıp boynuma saplayıp şöyle diyebilir: | Open Subtitles | وفجأة وسط الحوار يخرج قلم رصاص من جيبه ويطعنني في رقبتي خذ هذا أيها الزنجي اللعين |
| Nişancımız şüphelinin cebinden küçük siyah bir şey çıkardığını söyledi. | Open Subtitles | حصلت عليه. إستمع رجل البندقية يبلغ عن جسم مظلم صغير يخرجه من جيبه |
| Nişancımız şüphelinin cebinden küçük siyah bir şey çıkardığını söyledi. | Open Subtitles | حصلت عليه. إستمع رجل البندقية يبلغ عن جسم مظلم صغير يخرجه من جيبه |
| Bay Willens bunu kendi cebinden mi ödeyecek yoksa hukuk büronuz ona yardım mı edecek? | Open Subtitles | هل سيدفع السيد (ويلنز) هذا من جيبه ؟ أم أن شركتكم ستساعده بدفع هذا المبلغ ؟ |
| Neal parayı kendi cebinden verdi. | Open Subtitles | أعطاني المال من جيبه |
| Thomas Durant'in kendi cebinden ödeyeceği hiç aklıma gelmezdi. | Open Subtitles | حسنًا، لم أكن أعرف أن (توماس دورانت) سيخسر من جيبه. |
| ...hem de kendi cebinden! | Open Subtitles | من جيبه الخاص |
| cebinden bir tür cep şişesi çıkardı. | Open Subtitles | وأخرج شيئاً يشبه القارورة من جيبه |
| Babam cebinden bir beyzbol topu çıkardı ve dedi ki: | Open Subtitles | ،اخرج والدي كرة بيسبول من جيبه وقال لي |