| Zamanında içime şeytan girmişti, ilk elden tecrübem var. | Open Subtitles | تعلمون ، كنت ممسوسة من شيطان لذلك لديه معرفة مباشرة |
| Seni yaşlı şeytan, seni diğerlerinden daha çok eğlendiriyor, değil mi? | Open Subtitles | يالكِ من شيطان قديم, ينبغي عليكِ معرفتي أكثر من الباقية, أليس كذلك |
| Bazen bir insan... birden fazla şeytan tarafından acı çekebilir, ki biz buna çoklu şeytan sahipliği diyoruz. | Open Subtitles | أحياناً الشخص يكون مستحوذ بأكثر من شيطان نحن نُطلق عليه الإستحواذ المُتعدد |
| şeytan yok. Tanrı yok. Sadece insanoğlu. | Open Subtitles | ليس هناك من شيطان أو سماء وحدها الإنسانيّة. |
| Vaiz Rachael'ın bebeğinin şeytan olduğunu düşünüyor, onu öldüremeyeceğini biliyor... | Open Subtitles | الداعية جيمس يعتقد أن راشيل و الطفل هو نوع من شيطان. لأنه يعلم أنه لا يستطيع قتلها، |
| En azından bu kadarını yapayım, beni bir şeytan'dan kurtardın ne de olsa. | Open Subtitles | هذا أقلُّ واجب، مقارنة بإنقاذك إيّاي من شيطان وما إلى ذلك. |
| Bazen kurban birden fazla şeytan tarafından işkence görmüş olabilir. | Open Subtitles | أحياناً الضحية تعذب... بأكثر من شيطان واحد |
| Bu adam bir şeytan. | Open Subtitles | يا لك من شيطان لعين |
| Seni şanslı şeytan! | Open Subtitles | يا لك من شيطان محظوظ |
| Pekala seni küçük şeytan. | Open Subtitles | حسناً القليل من شيطان الكشف. |