| Dünyanın geçmişinde birçok buz çağı yaşandığına dair kanıtlar var. | Open Subtitles | ثمو أدلة من عدة عصور جليديّة على مدار تاريخ الأرض. |
| Duyduğum bazı şeylere birçok yönden uyum sağladığımı hissediyorum. | TED | أشعر بأنني قمت بتجهيزات، من عدة طرق، لبعض من الأشياء التي سمعتها. |
| birçok türde olan hasardan daha uzun yaşayabilmek için ... ... kendilerini koruyabilme yeteneğine ... ... sahip olduklarını düşünüyoruz. | TED | لديها القابلية أن تحمي نفسها من عدة أنواع من الاضرار والذي نعتقد أنه يجعلها تعيش أطول |
| İyi misin? Beni yatağa atmak için birkaç kadehten fazlası gerek. | Open Subtitles | هل أنت بخير ؟ قلت أنه سيتطلب أكثر من عدة جرعات |
| Onu bir demiryolu vagonunda, pek çok erkek tarafından tecavüze uğramış halde bulduk. | TED | ولكننا وجدناها على السكة الحديدية مغتصبة من عدة رجال , لا أعلم عددهم |
| Evet. Aslına bakarsanız mahallede Bir kaç garip olay daha var. | Open Subtitles | نعم, في الحقيقة لقد حصل ذلك من عدة أماكن في الحي |
| Bütün yerel gazeteler konuyu ele alıyor, ve bir çok mezun ve bağışçıdan | Open Subtitles | كل جرائد المدينة نشرت القصة والرئيس بدأ بتلقي اتصالات من عدة خريجين ومتبرعين |
| Başka kültürlerde bu yalnızlık döneminin atlatılması için çeşitli yöntemler olduğunu düşünüyoruz. | TED | وهذه واحدة من عدة طرق تقوم بها الثقافات الاخرى في سبيل التقليل من ذلك الشعور في تلك الفترة |
| Saniyeler içinde ses atmosferi birçok yönden, ölçülebilir bilgiden kültürel esinlenmeye kadar çok fazla bilgi ortaya çıkarır. | TED | في خلال ثوانٍ، أصوات الطبيعة تكشف معلومات أكثر من عدة نواحٍ، من بيانات قياسية إلى ايحاءات ثقافية. |
| Ve beraber, kendi tedavim için bir strateji oluşturabilirdik birçok dilde, birçok kültüre bağlı olarak. | TED | وجميعاً، كنا قادرين على وضع خطة لعلاجي الخاص، من عدة لغات، وذلك لإختلاف الثقافات. |
| Küresel ölçekte ortaya çıkan etkilerle bağlantılı olarak, birçok ülkeden bir unsurlar topluluğudur. | TED | فهو تجمعٌ من العناصر المستخرجة من عدة دول، مرتبطٌ بتأثيرات تنتشر على مستوى العالم. |
| Serginin en önemli konularından biri - bugün hayatımızdaki tüm diğer şeyler gibi, buna birçok farklı noktadan bakabiliriz, ve farklı seviyelerden. | TED | واحده من أهم المواضيع في العرض، كما تعلمون كأي شئ في حياتنا اليوم نستطيع أن نراها من عدة وجهات نظر مختلفة وعدة مستويات |
| birçok liseden birden çok kez atıldım. | TED | لقد تم طردي من عدة مدارس ثانوية في العديد من المرات. |
| Manto tabakası kimyasal olarak birçok elementin karışımından... | Open Subtitles | لماذا تقوم بهذا؟ الحجاب خليط كيميائي من عدة عناصر مختلفة |
| Tıpkı kültürü gibi birçok değişik etkinin birleşmesinden oluşur. | Open Subtitles | هجينة من عدة تأثيرات شبيهه بالحضارة التي تمثلها |
| Evet. Yani senin kadar değil. birkaç ay önce başladım. | Open Subtitles | نعم, أعني لا لاشيء مثلُكَ لقد بدأتُ من عدة أشهُر |
| Mahallede ergenleri işe alan birkaç yerde form alıp getirdim. | Open Subtitles | لقد أخذت طلبات من عدة أماكن في الحي توظف المراهقين |
| pek çok açıdan döneminin özelliklerini taşıyan bir kadın. Sözde ilkelerine rağmen... | Open Subtitles | كنت لأقول انه من عدة وجهات نظر فهي امرأة صغيرة عن وقتها |
| Atmosferin, rüzgarın herbiri farklı yönde esen pek çok katmandan oluştuğunu anlayarak. | TED | عن طريق فهم ان المناخ الذي نحن فيه مصنوع من عدة طبقات من الرياح كل منها يتحرك باتجاه معين يختلف عن الاخر |
| Bu Jaffa'nın pek çoğu isyan üslerini Bir kaç ay önce terk etmek zorunda kaldılar. | Open Subtitles | الكثير من هؤلاء الجافا كان عليهم أن يخلوا قاعدتهم من عدة شهور |
| Vernon Sharpe hesabındaki tüm parayı Bir kaç saat önce çekmiş. | Open Subtitles | فيرنون شارب سحب كل المال من حسابه من عدة ساعات |
| bir çok sebepten mükemmel, nerden başlasam bilemiyorum bile. | Open Subtitles | أعجبني إنه رائع من عدة نواحي، أجهل حتى من أين أبدأ |
| Bayan Lemancyzk... geçenlerde çeşitli problemler nedeniyle bir kuruma gönderildiğiniz doğru mu? | Open Subtitles | هل هذا صحيح يا انسة ليمانسكي أنكِ تم إلزامك بالدخول مؤخّراً لمصحة علاجية للتداوي من عدة مشاكل؟ |