| Daha yeni Odessa'da bir otelden annesini aramış ama onlar... | Open Subtitles | لقد إتصلت بأمها من فندق في أوديسا لكنهم لم يكونوا |
| Hatta beş yıldızlı bir otelden daha iyi çünkü büyük ve rahat bir koltuğun oluyor, ... ve insanlar sıra halinde oturuyor. | Open Subtitles | لاشيء لكن الأفضل. في الحقيقة، أفضل من فندق خمس نجوم لأنك ستحصل على مقعد كبير ومريح |
| Benim gibi masalları çok seven biri tarafından kurulan bir otelden ne beklerdiniz ki? | Open Subtitles | لكن ماذا كنتم تتوقعون من فندق أسسه رجل يحب القصص الجيدة مثلي ؟ |
| Oyları silip süpüren Ronald Reagan Camino Real Hotel'de... | Open Subtitles | من فندق كامينو ريال رونالد ريجان اكتسح الانتخابات |
| Affedersiniz, ama bu arabalar Palace Hotel'e ait değil mi? | Open Subtitles | عفواً, أليست تلك السيارات من فندق بالاس ؟ |
| Lundy'nin otelinden topladığınız şeyleri kontrol ediyordum. Bazı şeyler kayıp. | Open Subtitles | كنتُ أراجع كلّ شيء جمعتَه من فندق (لاندي)، وبعضها مفقود |
| Lundy'nin otelinden topladığınız şeyleri ve kişisel eşyalarını kontrol ediyordum. | Open Subtitles | كنتُ أراجع كلّ شيء جمعتَه من فندق (لاندي) وكلّ أغراضه الشخصيّة |
| Belki de babacığın sana otel yerine basketbol takımı satın alsaydı, kendini geliştirebilirdin. | Open Subtitles | ربما إن اشتري لك والدك فريق كرة سلة بدلاً من فندق كنت لتتمتع ببعض المهارة |
| - Goffs Million yarışı. - Evet, Goffs'taki milyon dolarlık satış. | Open Subtitles | "ـ عرض المليون من فندق "الجوفس "ـ أجل ، بيعة المليون في "الجوفس |
| Beş yıldızlı bir otelden kovulduk ve birbirimize bağırıyoruz. | Open Subtitles | لقد طردنا من فندق خمس نجوم انا اصرخ فيك |
| Bu çarşafları beş yıldızlı bir otelden çaldım. | Open Subtitles | سرقت هذه الأوراق من فندق خمس نجوم |
| Bir milyon insanın, bu tarzda her yıl uluslararası seyahat ettiğini, bir otobüsle bir yerden bir yere, bir otelden bir başkasına götürülmediğini, otobüslerin penceresinden insanları ve kültürleri fotoğraflamadığını fakat insanlarla gerçekten bağ kurduğunu hayal edin. | TED | تخيلوا معي لو أن المليار شخص الذين يسافرون دوليًا كل عام، سافروا بهذه الطريقة، ولم ينتقلوا بالحافلة من جهة لآخرى، من فندق لآخر، والتقاط الصور من نوافذ الحافلات للناس والثقافات، لكن تواصلوا مع الناس حقًا. |
| Dün gece bir otelden aradı. | Open Subtitles | الليلة الماضية كلمتنى من فندق |
| Beni bir otelden aradı. | Open Subtitles | أتصل بي من فندق |
| Ama sen Chicago Drake Hotel'den İncil'i aldıktan sonra. | Open Subtitles | بعد أن أخذت الكتاب المقدس من فندق دريك بشيكاغو |
| Plaza Hotel New York'ta 5 Hazirandan 22'sine-- | Open Subtitles | من فندق البلازا في نيويورك ، وقد كان هناك من السادس من يونيو الى ال22 من الشـهر قبـل أن يطير الى |
| otel odası gibi gözüküyor. | Open Subtitles | أتريد أن تعرف كيف تبدو؟ تبدو كجناح من فندق |
| Adı Goffs Million anasını satayım. | Open Subtitles | "عرض المليون من فندق "الجوفس . بحقّ الجحيم |