| Büyükanne Ruby'nin üvey babası Gramps Carnegie fabrikasından emekli olup maaş alan birkaç siyahtan biriydi. | TED | كان زوج جدتي جرامبس واحدا من السود القلة الذين تقاعدوا من مصنع كارنيجي وحصل على راتب التقاعد. |
| Hayır, yanılmıyor. Çimento fabrikasından iki kişinin vurulduğunu söyledi. | Open Subtitles | لقد قال أن رجلين من مصنع الأسمنت اطلق عليهما النار اليوم. |
| Gerçi aslında sadece bir tane var ve o da aşk mektubundan ziyade görmeye gittiği bir bira fabrikasından gönderilmiş aşk kartpostalı. | Open Subtitles | بالواقع هناك واحدة فقط، وهي بالأحرى بطاقة شاعرية من مصنع خمور كان قد زاره. |
| Ve dünyadaki hiç bir fabrika çikolatayı böyle yapmıyor çocuklar... | Open Subtitles | بالمناسبة ما من مصنع اخر في العالم يخلط شكولاتته بشلال اطفالي الاعزاء. |
| Aklı olan karılar, fabrika ya da depo gibi yerlere gitmezler. | Open Subtitles | الفتيات الذكيّات تعلمن أنّ عليهن ألاّ يقتربن من مصنع أو مستودع ما لم ترغبن في ألاّ تُرين ثانيةً |
| Hanbyul Nükleer Santrali'nden 100 km ötede radyasyon seviyesi normalin birkaç kat üstünde. | Open Subtitles | الإشعاع الذي على بُعد 100 كم من مصنع هانبيول الآن مُركز أكثر من المُعدل الطبيعي. |
| Ve işte, Frankfurt konserve fabrikasından Klaut ve Glutman'ı ezip geçen sari giysili yarısçıdan muhteşem bir atak. | Open Subtitles | و هروب رائع من صاحب القميص الأصفر، الذي سبق كلوت وغلوتمان من مصنع الغذاء المعلّب من فرانكفورت. |
| Ya miğfer gibi olan saçını parlatmak için bütün öğlenden sonranı geçirdiğin peroksit fabrikasından yeni döndün ya da Cheerios'larımı çalmaya çalışmaktan vazgeçtin... | Open Subtitles | أما أنكِ عدت للتو من مصنع بيروكسيد أين تقضين ما بعد الزوال يصبغين فيه شعرك، |
| Kimyasalları ve aletlerin hepsini... terk edilmiş bir eskitme kot fabrikasından almış ve... kadınların yüzünü güzelleştirmek için kullanıyor. | Open Subtitles | لقد أخذ كل العلم والأدوات من مصنع منظفات بناطيل وإستخدمها لتنعيم وشد الوجه |
| Bakır taşı oksidinden bir kalıntı ki, Kingford Hotel'in yanındaki döküm fabrikasından geldi. | Open Subtitles | انها رواسب من اكسدة "ملاكايت" وهو من مصنع للصهر بالقرب من فندق"كينج فورد" |
| Şimdi, varilleri siyanür fabrikasından kaplama fabrikasına getiren taşımacıyı bulacağız. | Open Subtitles | الخطوة التالية ستكون تتبع تسلسل التوصيل من مصنع السيانيد إلى مصنع الدهان لابد أن حدث شئ في الطريق |
| Benim için de. Kapı kolu fabrikasından çıkmaya çalışan bir kör gibiyim. | Open Subtitles | أنا أيضاً، أنا مثل رجل أعمى يحاول الخروح من مصنع. |
| Kuryelerim seramik fabrikasından 16 küp çalmış. | Open Subtitles | أتباعي سَرقوا 16 سلاحًا من مصنع المُفاعلات. |
| Yani ucube fabrikasından bir şey şehri yok mu edecek? | Open Subtitles | إذن شيئًا من مصنع غريب سوف يمسح المدينة؟ |
| Yani ucube fabrikasından bir şey şehri yok mu edecek? | Open Subtitles | إذن شيئًا من مصنع غريب سوف يمسح المدينة؟ |
| Bu arada dünyada hiç bir fabrika... - Bunu daha önce de söyledin. | Open Subtitles | بالمناسبة ما من مصنع اخر في العالم |
| Bir çiftlik değil. Bir fabrika. | Open Subtitles | انها ليست من مزرعة وليست من مصنع |
| Hanbyul Nükleer Santrali'ndeki sızıntıdan dolayı en az 1.5 milyon kişi radyasyondan zarar görecek. | Open Subtitles | في حادثة التسرّب الإشعاعي من مصنع هانبيول للطاقة النووية، سيكون هُناك على الأقل 1.5 مليون مُصاب. أو أكثر بواسطة الإشعاع. |
| Western Bulvarı'ndaki Cambridge Elektrik Santrali'nden Soldiers Field'a, Hukuk Fakültesi'ne ve bilim laboratuvarlarına uzanıyor. | Open Subtitles | إنّها تأتي من مصنع شركة (كامبريدج) الكهربائيّة على الجادّة الغربيّة لـ"سولدر فيلد"، لكلية الحقوق، ومن ثمّ لمُختبرات العلوم. |