| Majesteleri, benim görevim yarını bir daha hatırlatmak. | Open Subtitles | يا صاحب الجلاله .. من واجبى أن أذكرك مره أخرى بالغد |
| Büyü Bakanı olarak size eniştenizin kız kardeşinin bu akşam üstü Sheffield'ın kuzeyinde bir bacaya takılmış olarak bulunduğunu bildirmek benim görevim. | Open Subtitles | بصفتى وزير السحر من واجبى أن أبغك,سيد بوتر مبكرا هذه الليلة, أخت عمك وجدت فى شمال شفيلد وتم تفريغها منت الهواء |
| Sınıf başkanı olarak mezunlar gecesini düzenlemek benim görevim. | Open Subtitles | أترى, كرئيس للفصل فإنه من واجبى أن أعيد تجميعهم |
| Ama gördüklerimi anlatmak... benim görevim. | Open Subtitles | ... ولكن الذى رأيته والحقيقة التى أعرفها تجعل من واجبى أن أخبركم آرون |
| O rehineleri çıkarmak benim görevim. Hadi, gidelim. | Open Subtitles | إنه من واجبى أن أخرج هؤلاء الرهائن ... لذا , هيا |
| Otoriteyi sorgulamak benim görevim değil. | Open Subtitles | ليس من واجبى أن أسأل السلطات |