Ama bu onu asla harika müzik yapmaktan alıkoyamadı. Marti'nin babası da müzisyendi. | Open Subtitles | .و لكن لم يوقفه هذا عن أبداع موسيقى رائعة |
Parlak kıyafetler giyiyor ve harika müzik yapıyor. | Open Subtitles | انه يضع المساحيق التجميلية على وجهه وانه يصنع موسيقى رائعة |
harika müzik yapan Asheton kardeşler. | Open Subtitles | انهم الأخوان "اشتون" يصنعون موسيقى رائعة |
Çikolata, ünlü biri, güzel müzik, -Evet. | Open Subtitles | شكولاطة , شخص مشهور , موسيقى رائعة |
Çok güzel müzik! | Open Subtitles | هذه موسيقى رائعة. |
Evet, harika müzik. | Open Subtitles | أجل, موسيقى رائعة |
- Hey, harika müzik. | Open Subtitles | -أهلاً، موسيقى رائعة . |
Çok güzel müzik yapıyorduk. | Open Subtitles | سنقوم بعمل موسيقى رائعة |
güzel müzik. | Open Subtitles | موسيقى رائعة |
güzel müzik! | Open Subtitles | موسيقى رائعة |