| Büro'nun güvenli bilgi akışı gelişmiş şifreleme standardı lisansını atlatıyorum. | Open Subtitles | أنا أقوم بإختراق ملفات المباحث الفيدرالية التي تتم حمايتها ببرامج تشفير مُتقدمة للغاية |
| Yeterince gelişmiş bir uzaylı medeniyet bu kolonileşme sürecini yansıtabilir bence. | Open Subtitles | و أعتقد أن حضارة فضائية مُتقدمة مُتقدمة بالقدر الكافي سَتُحاكي عملية الإستعمار هذه. |
| Anlaşıldığı üzere eğer böyle gelişmiş bir medeniyet olsaydı mutlaka farkında olurduk. | Open Subtitles | بناءً على ذلك إن حدث و أن وُجِدَت حضارة مُتقدمة فإننا سنعلمُ بشأنها |
| Donnager'i gelişmiş gizli savaş gemileri yok etti. | Open Subtitles | سفينة " دوناجر " تم تحطيمها بواسكة تقنيات شبح مُتقدمة |
| gelişmiş görünmezlik gemileriydi. | Open Subtitles | كانت مُقاتلات شبح مُتقدمة تكنولوجياً |
| "Yeterince gelişmiş teknoloji sihirden ayırt edilemez." Arthur C. Clarke. | Open Subtitles | هل هُناك أي تُكنولوجيا مُتقدمة بِمايكفيّ... كَي نمير بها سحر "آرثر كلارك" |