"مُحتال" - Traduction Arabe en Turc

    • sahtekar
        
    • dolandırıcı
        
    • sahtekâr
        
    • sahtekarsın
        
    • dolandırıcının
        
    • sahtekarlıktır
        
    • bir sahtekârsın
        
    O maskeyi taktığım her seferde kendimi sahtekar gibi hissediyorum. Biraz... Open Subtitles كلّما وضعت ذاك القناع، شعرت وكأنّي مُحتال.
    Senin sahtekar olduğunu biliyorum. Sen bir sahtekarsın. Open Subtitles لا أعتقد أنّك مُحتال، بل أنت مُحتال بالفعل.
    Çünkü buraya senin bir sahtekar yoksa bir canavar mı olduğunu öğrenmeye geldim. Open Subtitles لأنّي جئتُ إلى هُنا لأكتشف لو كنت مُجرّد مُحتال أو وحش.
    Kız kardeşinin milyonları vardı. Bir dolandırıcı ile evli olduğu ortaya çıktı. Open Subtitles أختها كانت تملك الملايين و تبين إنها متزوجة من مُحتال
    dolandırıcı ve başarısız yorumlarını değiştirir dedim. Open Subtitles لتغيير ما يُقال حول أنني فاشل و مُحتال.
    Bir sahtekâr olduğu ortaya çıksa, itibarıma nasıl zarar gelirdi biliyor musunuz? Open Subtitles لو ذلك كان أصبح ،بأنّه كان مُحتال أتعرف ما ذلك سيفعل بمصداقيتي؟
    Yani planın, kısa süre önce suçlu iadesi yapmayan bir adaya kaçan bir dolandırıcının hesabına 50 milyon dolar yatırmak, öyle mi? Open Subtitles أذا ، خطتك أن تضع 50 مليون دولار بحساب شخصي لرجل مُحتال والذي قد هرب مؤخراً لجزيرة بعيدة
    Aslında bu adam bir sahtekarlıktır ve Polis tarafından aranıyor ckades, Hawthorne ve diğer iki şehir karantinada! Open Subtitles فى الواقِع أن هذا الرجُل مُحتال. فهو مطلوب التحقيق معهُ قانونياً فى "سيكادس" , "هاوثورن". ومدينتان أخريتانِ فى المحجر الصحىّ.
    Polis o. Aynı zamanda da bir sahtekârsın değil mi? Open Subtitles -وأنت مُحتال أيضاً، صحيح؟
    Hayır, sadece yarımız aptal. Kalan yarımız sahtekar. Open Subtitles لا، فقط نصفنا أغبياء ونصفنا الآخر مُحتال
    sahtekar olduğu ortaya mı çıktı yoksa biliyor muydun? Open Subtitles ،إتضحَ أنهُ مُحتال أمْ كنتِ تعرفي أنهُ كانَ مُحتال؟
    Ve sonra bana hayatındaki her şeyi kaybettiğini söyledi sonra da bir sahtekar olduğunu. Open Subtitles وبعدَ ذلك أخبرني بأنهُ قد ،فقدَ كلّ من عزّ عليه بحياته .وبعدَ ذلك أخبرنيّ بأنهُ كان مُحتال
    Birkaç saat içinde sahtekar konumundan çıkıp kurtarıcı oldunuz. Open Subtitles خلال ساعات سيكون المُنقذ مُحتال
    Evet, Argon'da bulunan herkesin Hain'in ne sahtekar olduğunu anlama zamanı geldi. Open Subtitles أجل،حان الوقت لكي يعلم جميع من في (آراجون) إن هذا (المتمرد) مُحتال
    Eğer kumaştan yapılan biriysen, her türlü şekle girebilirsin aynaya bakıp ben sahtekar mıyım diye düşünmediğim bir günüm yok. Open Subtitles إذا كنت رجل دين ، فكن كذلك فى كافة الأوقات لم يمضي يوم الإ وأنا أنظر للمرآة وأتسائل ، "هل أنا مُحتال
    - Kimseyi kandırmadı. - Küçük sahtekar. Open Subtitles ــ هو لم يخدع أحداً ــ مُحتال صغير
    Dur tahmin edeyim; artık güzel işler yapan eski bir dolandırıcı mı? Open Subtitles -دعيني أحزر... أهو مُحتال سابق بات صالحاً؟
    - Söylemeye çalıştığımda bu, bu adam dolandırıcı Lucille ...ona inanmak istediğini biliyorum, hepimiz Henry'i geri getirmek isteriz ama kimse bunu yapamaz, kimse birini geri getiremez... yani bu imkânsız bu adam hakkında kötü şeyler hissediyorum iyi biri değil... umutlarınızla oynuyor. Open Subtitles هذا ما أُحاول أن اقوله لكَ. هذا الرجُل مُحتال ،(لوسيل). أنا أعرف كم أنتِ تريدين أن تصدقيه.
    Hüküm giymiş bir dolandırıcı. Open Subtitles إنّه مُحتال مُدان.
    Hayatını adadığın kişinin bir sahtekâr olduğunu öğrenmeye katlanamayıp olayı örtbas ettin, değil mi? Open Subtitles لم تتحمل حقيقة أنك كرّست حياتك لأجل مُحتال لذا أخفيت الحقيقة ، أليس كذلك؟
    Sen bir sahtekarsın. Open Subtitles أعلم من أنت، أنّك مُحتال.
    - Adam dolandırıcının teki çıkıyor. Open Subtitles ـ أتضح زوجها كان شخص مُحتال ـ أجل
    Anlamına gelmez o bir sahtekarlıktır. Open Subtitles ذلك لا يعني أنّه مُحتال.
    - Dur! - Sen bir sahtekârsın! Open Subtitles أنت مُحتال.

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus