| Benim anlamadığım sen geçmişinin her detayını bilmene rağmen mahkum olmuş bir suçluyu evime, yatak odama niye yerleştirdin? | Open Subtitles | ولكن أنا لا أفهم لِمَ أدخلت مجرم مُدان في بيتي، وفي غرفتي في حين كنت على معرفة بتفاصيل ماضيها |
| mahkum edilmiş bir suçlunun bu kadar çok oy alabildiğine ve diğerinin bu kadar az alabildiğine inanamıyorum | Open Subtitles | لا أصدق أن مجرم مُدان يحصل على الكثير من الأصوات ومجرم مُدان آخر يحصل على القليل |
| Ona, cuma sabahı gelip söylediğim gibi suçlu savunması yapmasını söylemeni istiyorum. | Open Subtitles | أريدك أن تخبرية ، أن يأتى صباح الأثنين سيجدنى مُدان بالذنب كما أخبرتة |
| Suç "Kraliyet Ailesi ve İmparatorluk'a karşı işlediği suçlardan hüküm giymiş ve idama mahkum edilmiş bir adamı..." | Open Subtitles | التُهم التآمر لإطلاق سراح رجل مُدان بجرائم ضد التاج والإمبراطورية |
| mahkûm olmuş bir sapık olarak kayıt yaptırmak tahmin ettiğimden daha zormuş. | Open Subtitles | كانَ التسجيل بأني مُدان بالتحرُّش أصعَب مِما توقَعت |
| hükümlü bir teröristin kardeşi olunca devlet işi bulmak kolay olmuyor. | Open Subtitles | من الصعب الحصول على وظيفة حكومية عندما تكون مرتبط بإرهابي مُدان. |
| Öyle görünüyor ki başka bir sabıkalı ile yasal bir iş yürütüyorsun. | Open Subtitles | يبدو أنك ستنشئ عملاً شرعياً مع مُدان سابق |
| Ama Tanrı'nın ve Papalığın onurunu korumaya çalıştığım için beni ölüme mahkum oldum. | Open Subtitles | لكِني مُدان بِالمَوت لِرغبَتي في دعِم شَرف شريعَه الله والصُلح المقَدس |
| Ama bu kalpazanlıktan mahkum olduğu ve hapisten kaçtığı gerçeğini değiştirmiyor. | Open Subtitles | ولكن هذا لا يُغيّر من حقيقة كونه مُزوّر سنداتٍ مُدان وهاربٌ من السجن |
| Hmm. Rol yapma. Muhtemelen mahkum ve gardiyan oluyorlardı. | Open Subtitles | لعب أدوار، ربّما مُدان مُنحرف جنسياً وآمرة سجن فاسدة. |
| Ona, cuma sabahı gelip söylediğim gibi suçlu savunması yapmasını söylemeni istiyorum. | Open Subtitles | اريدك ان تخبريه ، ان ياتى صباح الاثنين سيجدنى مُدان بالذنب كما اخبرته |
| Olmaz. Orada 60 yaşında bir suçlu ve bir laboratuar faresi var. Sana bitti diyorum. | Open Subtitles | لدينا مُدان في الـ60 من عمره وعامل مختبر, صدِّقني، إنتهى الأمر |
| Bize getirdiğin dilenci kim neden suçlu gibi zincirli? | Open Subtitles | من هذا الشحاذ الذى احضرته لنا ؟ مقيد مثل رجل مُدان |
| Ağır saldırıdan ve alkolü araç kullanmaktan hüküm giymiş. | Open Subtitles | مُدان في قيامة باعتداء جسدي جسيم و القيادة تحت تأثير الشراب |
| Yine de bunun garip olduğunu düşünüyorum o hüküm giymiş bir suçlu sonuçta. | Open Subtitles | ما زلتُ أعتقد بأنهُ مُضحك، نظراً إلى إنهُ قاتلٌ مُدان |
| hüküm giymiş tecavüzcü ile ofisimi paylaşmamalıyım. | Open Subtitles | لا يجب ان أضطر لمشاركة مكتبي مع مُدان بالإغتصاب |
| Bu idama mahkûm edilen suçlular arasındaki en düşük IQ seviyesi. | Open Subtitles | و هوَ واحِد من أدنى مُعدلات الذكاء لأي سجين مُدان في السِجلات |
| Yakaladığınız mahkûm başına cezandan 1 ay düşer. | Open Subtitles | ...لكل مُدان نُمسك به ستُخفض عقوبتكِ شهرًا |
| "Çocuk ve hükümlü katil çalıntı arabayla dolaştı" mı? | Open Subtitles | ولد وقاتل مُدان ، يذهبان بسيارة مسروقة للمُتعة ؟ |
| Başka bir çocuğun daha sorumluluğunu almayın, özellikle sabıkalı birinin. | Open Subtitles | وذلك بأن لا تعتني بطفل آخر خاصة وأنه مُدان |
| Artık o adam değilsin. Sen bir mahkumsun. | Open Subtitles | أنت لم تصبح هذا الرجل بعد الأن أنت مُدان |
| - Evet,eğer tutuklanırsan. | Open Subtitles | ـ ماذا ؟ ـ أجل ، إذا كنت مُدان |
| Ama uyuşturucu bulundurmaktan hükümlüysen nasıl ikamet izni aldın? | Open Subtitles | لكن كيف تمكنت من المغادرة و إنّك مُدان بتهمة حيازة المُخدرات؟ |