| Düşman bilgisayar ağını çökertmek için tasarlanmış virüsler, solucanlar ve askeri sınıf kötü amaçlı yazılımlar var. | Open Subtitles | فيروسات، ديدان، برامج حربيّة ضارّة مُصمّمة لتُصيب وتُدمّر شبكات حاسوب العدوّ. |
| Solucan, programlanabilir mantık kontrolcülerine saldırmak için tasarlanmış. | Open Subtitles | إنّها مُصمّمة لمُهاجمة الأجهزة المنطقيّة القابلة للبرمجة. |
| Vergi formunda mücevher tasarımcısı yazıyor. | Open Subtitles | مذكور على استمارة ضرائبها أنّها مُصمّمة مجوهرات. |
| Küçük bir kasabadan gelen moda tasarımcısı olmak gibi büyük hayali olan bir kız. | Open Subtitles | فتاة البلدة الصغيرة مع أحلامٍ كبيرةٍ بأن تُصبح مُصمّمة أزياء. |
| Ella tasarımcı olmayı çok istiyordu. Benden kopyalamış olmalı. | Open Subtitles | كانت (إيلا) مُصمّمة طموحة، فلابدّ أنّها نسخت تصميمي. |
| tasarımcı kıyafetleri. | Open Subtitles | ملابس مُصمّمة. |
| Makine programındaki değişiklikler saldırıya cevap olacaksa kabul etmek üzere tasarlandı. | Open Subtitles | الآلة كانتْ مُصمّمة لتقبّل التّعديلات في برنامجها فقطّ كردٍّ على هجومٍ. |
| Bu ise dumanın gözleri kör etmesi amacıyla tasarlandı. | Open Subtitles | هذه مُصمّمة لتُصيب بالعمى الدخّان يلتصق بالعينين |
| Halılar, Creason'ın oteli için özel olarak tasarlanmış. | Open Subtitles | لا يهمّ. كانت تلك السجّادات مُصمّمة خصيصاً لفندق (كريسون)، لذا نعرف أنّه متصل. |
| Sydney yerel elmas ticaretiyle ilgilenen bir Rus moda tasarımcısı olarak gidecek. | Open Subtitles | سيدني) ، ستدخل على أنها) مُصمّمة أزياء روسيّة مُهتمّة بالتجارة المحليّة للماس |
| - ...ve sonrasında Joe kurtulacak. - Bu ağlar insan tutmak için tasarlandı yapıları değil. | Open Subtitles | تلك الشبكات مُصمّمة لإلتقاط الناس، وليس المباني. |