| kutsal anlaşmayı bozdun, artık bizden biri değilsin. | Open Subtitles | أنا آسفة. عندما أغضب لآ أستطيع السيطرة عليها. لقد انهكتِ عهداً مُقدَّس, |
| Budistler bunu başka bir canlının yaşamını sürdürmesine yarayan kutsal bir haraket olarak görürler. | Open Subtitles | يرى البوذيون هذا العمل على أنَّه فعل ٌ مُقدَّس .بتقديم الاضحية التي ستطيل حياة مخلوق ٍ آخر |
| Eğer evlenirsek kutsal bir evlilik olur. | Open Subtitles | إن تزوّجنا، فسيكون هذا رباط مُقدَّس |
| kutsal evlilikmiş gibi gelmiyor. | Open Subtitles | لا يبدو كرباط مُقدَّس بالنسبة لي |
| Köpekbalığı, bizim kültürümüzde kutsal sayılan bir canlıdır. | Open Subtitles | القرش حيوان مُقدَّس في ثقافتنا. |