| Hayır, sen dinle! Velayet bize verildi. Onu istiyorsan git yargıçla konuş. | Open Subtitles | كلا, أسمع أنت, لقد مُنحنا الرعاية, إذا كنت تريدها فكلم القاضي |
| Diğer seçilmiş kadınlarla birlikte ittifaklar oluşturdum ve geçen sene kadınlara kurulda bütün üyelerle birlikte oturma izni verildi. | TED | أسست تحالفات مع بقية النساء المنتخَبات الأعضاء، وفي العام السابق، مُنحنا نحن معشر النساء حق الجلوس مع باقي الأعضاء داخل المجلس. |
| Prue, bize ikinci bir şans verildi. | Open Subtitles | برو, لقد مُنحنا فرصة ثانية هنا |
| Hayatta bize ikinci şans verildi. | Open Subtitles | . لقد مُنحنا فرصة ثانية للحياة |
| Hepimize Wonka'nın* fabrikasına altın bir bilet verildi. | Open Subtitles | مُنحنا جميعاً تذكرة ذهبية لزيارة "مصنع وونكا"، الشيءالوحيدالذيينقصناهو.. |
| Bombay'dan geldiğimizde, Londra'da bize sığınma verildi. | Open Subtitles | عندما رحلنا من (مومباي)، لقد مُنحنا اللجوء من (لندن). |
| ikimize de ikinci bir şans verildi, Walt. | Open Subtitles | لقد مُنحنا فرصه ثانية يا (والت) كلاً منا |
| Hepimize ikinci bir şans verildi. | Open Subtitles | لقد مُنحنا فرصة ثانية |
| Önemli olan hayatın bize vermiş olduğu en muhteşem hediyedir. | Open Subtitles | ما يهم هو أننا مُنحنا جميعاً... أكثر هبة ثمينة يمكن للحياة تقديمها |