| Gösteri gününde stüdyoyu terk etmek gerçekten önemli bir şeydir. | Open Subtitles | مُغادرة الأستوديو في يوم البرنامج كان أمراً مُهمّا جداً. |
| Boş ver, hiç önemli değil. | Open Subtitles | ليس أمراً مُهمّاً حقاً، ليس مُهمّا. |
| Saçmalık! "Parşömende" yazan yaş o kadar da önemli değil. | Open Subtitles | ! هذا هراء العُمر الحقيقي ليس مُهمّا |
| - Şu kasada Finch ve ortağının, hayatlarını riske etmelerine değecek kadar önemli ne olabilir diye düşünüyorum. | Open Subtitles | ما كان مُهمّا للغاية في صندوق الودائع ذاك لدرجة سيضع (فينش) وشريكه في الخطر لأجله. -بمَن تتصلين؟ |