| Menajerimizin yerini dolduracak biri arıyoruz ve buralı biri olsun isterim. | Open Subtitles | ونحن نتطلع إلى ملء مركز مديرنا وأود أن يكون ولدا محلي. |
| Arkadaşlarım ve ben kutlamayı ve konukseverliğinizi dört gözle bekliyoruz. | Open Subtitles | انا و اصدقائى نتطلع لاحتفالكم و كرم ضيافتكم الساحر |
| Sizi robotlarla buluşturmak için ve onlarla neler yapabileceğinizi görmek için sabırsızlanıyoruz. | TED | ونحن نتطلع ان يكون لكل واحد منكم روبوت، ونريد أن نرى ماتستطيعون بناءه. |
| Bu duruma göre değişiyor, yani bu kızla bir ilişki mi yaşamak istiyoruz yoksa... ..birbirinize genital erganlarınızı tanıştırmak mı amacımız? | Open Subtitles | حسناً ، هذا متوقف عليّ .. أنرغب في علاقة معها؟ أم أننا نتطلع لرؤية أعضائنا الداخلية لبعضنا؟ |
| Bayan Turton, yerleştiğimiz zaman dostunuz olarak görüştüğünüz Hintlilerle tanışmak için can atıyoruz. | Open Subtitles | عندما نحط الرحال ياسيد تورتون نتطلع للقاء بعض الهنود الذين كونت معهم علاقات إجتماعية, كأصدقاء |
| Sıklıkla teknolojiye cevapmış gibi bakıyoruz, fakat sanatçı ve tasarımcı olarak, sormak istiyorum, fakat soru ne? | TED | نحن نتطلع إلى التكنولوجيا كجواب، لكن بصفتي فنانة ومصممة، أحب أن أسأل، لكن ما هو السؤال؟ |
| Evi onarmayı dört gözle bekliyorduk, fakat taşınmamızdan sekiz ay sonra doğum kusuru sonucu oluşan inme benzeri bir atak geçirdim. | TED | كنا نتطلع إلى إعادة بنائه ولكن بعد ثمانية أشهر من انتقالنا إليه، تعرضت لما يشبه السكتة الدماغية بسبب تشوه خلقى. |
| Tamam mı? Şimdi, herşeyden önce, neyi arıyoruz? | TED | حسناً؟ إذاً، أولاً، ما الذي نتطلع إليه؟ مدينة خضراء مشرقة. |
| Lakin, Cumhuriyet sinyalini arıyoruz. | Open Subtitles | ولكن انها فنارة الجمهورية التى نتطلع اليها |
| O yüzden biz 100 yıllık bir perspektif arıyoruz. | Open Subtitles | لذا فإننا نتطلع إلى المائة عاماً القادمة |
| Sizi bu geceki kıyafet balomuzda ağırlamayı dört gözle bekliyoruz. | Open Subtitles | نحن نتطلع للترحيب بك في حفلنا التنكري الليلة |
| Birazdan Ajan Mulder ile görüşeceksiniz. Raporlarınızı sabırsızlıkla bekliyoruz. | Open Subtitles | ستحتاجين الاتصال بالوكيل مولدر نحن نتطلع الى تقاريرك |
| NASA olarak bizler, insanlık ve insanlığın geleceği için, ...bir sonraki mekik görevimizi ve uzayın gelecekteki başarılı keşfini dört gözle bekliyoruz. | Open Subtitles | نحن هنا في ناسا نتطلع للرحلة القادمة للمكوك ولاكتشافات ناجحة للفضاء من أجل الانسانية ولأجل مستقبل الانسانية |
| Yeni arkadaşlarımızı tanımak için sabırsızlanıyoruz. | Open Subtitles | و نحن نتطلع إلى التعرف على أصدقائنا الجدد |
| Yeni dostlarımızı tanımak için sabırsızlanıyoruz. | Open Subtitles | ونحن نتطلع إلى التعرف على أصدقائنا الجدد. |
| Yani kalite olmazsa olmaz. Kesinlikle, ayrıca bu teknede misafirlerimizi eğlendirmek istiyoruz. | Open Subtitles | بالتأكيد , لكننا أيضاً نتطلع لتسلية الضيوف على المركب لذا |
| Evet, düğün sonrası pazar kahvaltısı için bir program yapmak istiyoruz. | Open Subtitles | نعم, نحن نتطلع لتخطيط فطور ما بعد الزواج يوم الأحد |
| Aileni görmek için can atıyorum, özellikle küçük - ' | Open Subtitles | "نتطلع للقاء عائلتك وبخاصة الطفل الصغير" |
| Günümüz kokuşmuş olabilir ama en azından ileriye dünden daha umutla bakıyoruz. | Open Subtitles | ربما الحاضر مقرف لكن على الأقل الأن يمكننا أن نتطلع إلي الأمام لأمس أفضل |
| Sizin gelişinizi sabırsızlıkla bekliyorduk. | Open Subtitles | أود أن أقول أننا كنا نتطلع شوقاً إلى وصولك |
| Biliyorum, bu geceyi iple çekiyorduk ama eve, şafaktan önce gelemeyeceğim. | Open Subtitles | أنا أعرف بأننا كنا نتطلع لقضاءالليلةسوياً.. ولكن يبدو اننى لن أصل إلى المنزل قبل الفجر |
| Blair hükümeti ile birlikte çalışarak sorunu çözmek için sabırsızlanıyorum. | Open Subtitles | ونحن نتطلع لعمل مشترك وعن قرب مع حكومة بلير للتعامل مع هذا الموضوع |
| Biz de güzel bir tencere arıyorduk zaten. | Open Subtitles | نحن نتطلع منذ فترة للحصول على بعض الآواني الجميلة |
| aradığımız ve ilgilendiğimiz üçüncü şey de simülasyon. | TED | ثالث ما نتطلع اليه ، ومحاكاته جدا مهمة. |
| Sonunda olmasını istediğimiz arkadaşlarımız olarak kalacaklar mı? | Open Subtitles | هل سيكونون في النهاية الأصدقاء الذين نتطلع إليهم ؟ |
| Çünkü Cumartesi hâlinizi Çarşamba'ya taşıdığınız zaman, Pazartesi günlerini dört gözle bekliyor olacaksınız ve Pazartesi hakkındaki hislerimiz bizi insan yapan şeyin bir parçasıdır. | TED | لأنه عندما يمكنك إحضار يوم السبت الخاص بك للعمل يوم الأربعاء، سوف نتطلع إلى أيام الاثنين أكثر، وهذه المشاعر التي لدينا حول أيام الاثنين هي جزء مما يجعلنا بشراً. |
| Başka hiçbir askerimizin bu son mühletten önce zorla silahsızlandırılmayacağı konusunda sizden teminat isteriz. | Open Subtitles | نتطلع لتأمينك تلك لا أكثر من قوّاتنا سينزع سلاحك بالقوّة قبل الموعد النهائي |