| Örneğin denizyıldızı ve denizkestanesinin beşli simetrisi olduğunu gördük. | TED | على سبيل المثال، لقد رأينا أن نجمة البحر وقنفذ البحر لديهم تناظر خماسي. |
| Üzgünüm denizyıldızı'nın arkadaşı. Bu aşk gemisinin bir kaptanı var. | Open Subtitles | اسف يا صديقة نجمة البحر لمركب الحب هذا قبطان واحد فقط |
| Üzgünüm, denizyıldızının arkadaşı. Bu aşk gemisinin tek bir kaptanı var. | Open Subtitles | اسف يا صديقة نجمة البحر لمركب الحب هذا قبطان واحد فقط |
| Ağzı, bir denizyıldızının göt deliğine benziyormuş ve tüm kariyeri boyunca eser hırsızlığından şüphelenilmiş. | Open Subtitles | كتبت هنا لديه فم في شرجه يشبه نجمة البحر ويشتبه في انتحاله شخصيته المهنية كلها |
| Denizyıldızım nerede? | Open Subtitles | أين هي نجمة البحر خاصتي؟ |
| Söylemeliyim ki, Denizyıldızım, Onurlandım işimle ilgilendiğin için. | Open Subtitles | على القول، نجمة البحر يشرفنى |
| İtiraf edeyim, denizyıldızı işimle ilgilenmenden gurur duydum. | Open Subtitles | على القول، نجمة البحر يشرفنى أنك أظهرت اهتماما بعملى وأعتقد أنك فى غاية الجمال |
| Denizde hayatı öldüren bir denizyıldızı var. | Open Subtitles | وهناك نجمة البحر التي تقتل كل كائن على البحر |
| Uzanın, ittirin. denizyıldızı hâlini bozun. | Open Subtitles | واصلوا و اضغطوا و الان انفصلوا عن تشكيلة نجمة البحر |
| Günaydın, denizyıldızı. | Open Subtitles | صباح الخير، نجمة البحر |
| Bu denizyıldızının zevk hücrelerini uyarıyorum. | Open Subtitles | فأنا أحفز خلايا الإستمتاع في نجمة البحر هذه، |
| O zaman yemek bitene kadar denizyıldızının benden daha iyi vakit geçirdiği aklımdan çıkmayacak. | Open Subtitles | حينها سيتوجب علي قضاء وقت الغداء، على دراية بأن نجمة البحر هذه تقضي يوم أفضل من يومي. |
| denizyıldızının göt deliğiyle ilgili kısma bayıldım. | Open Subtitles | أحببت تلك النكتة حول شرج نجمة البحر |