Evet, anlaşmanı batırdığımız için üzgünüz ama bu işten öte bir şeydi. | Open Subtitles | نعم , نحن آسفون على تخريب صفقتك لكن هذا الامر تجاوز العمل انه أمر خاص |
Çok fazla gürültü yaptığımız için üzgünüz. | Open Subtitles | نحن آسفون على إحداث تلك الفوضى. |
Sizi rahatsız ettiğimiz için üzgünüz. | Open Subtitles | أتدرون شيئاً؟ نحن آسفون على مضايقتكم. |
Ruh sopanız için çok üzgünüz ama onu çalan iblisi lanetlemeniz gerekmez miydi? | Open Subtitles | نحن آسفون على عصا الروح لكن يجب أن لاتكون اللعنة إلا على الذي سرقه؟ |
Bay Haskell, kaybınız için çok üzgünüz. | Open Subtitles | [سكيننير] السّيد حزقيل، نحن آسفون على خسارتك |
Test için özür dileriz, ama emin olmak için yaptık. | Open Subtitles | نحن آسفون على هذا الأختبار ، لكن كان علينا ان نكون متأكدين |
Biz de son derece normal telefonlarımızı şarj ederek tuhaf derecede hassas olan karavanını helak ettiğimiz için özür dileriz. | Open Subtitles | و نحن آسفون على أن شحننا لهواتفنا الطبيعيه قام بتدمير منزلك المتنقل الهش بشكل غريب |
Bize iltifat ettiler ve, "Zorla içeri girdiğimiz için üzgünüz." dediler. | Open Subtitles | وجاملونا وقالوا أشياء مثل "نحن آسفون على الاقتحام." |
Bunun için üzgünüz. Darkos. | Open Subtitles | نحن آسفون على هذا داركوس |
Kaybınız için üzgünüz. | Open Subtitles | نحن آسفون على خسارتِكَ. |
Kaybınız için üzgünüz. | Open Subtitles | إذًا, نحن آسفون على خسارتك |
- Olanlar için üzgünüz. | Open Subtitles | - نحن آسفون على الذي حَادِث. |
Arkadaşınız için çok üzgünüz. | Open Subtitles | نحن آسفون على خسارتكم لصديقكم |
Sizi rahatsız ettiğimiz için özür dileriz ama sizi çok seviyoruz. | Open Subtitles | نحن آسفون على إزعاجك و لكننا نحبك جداً |
Rahatsız ettiğimiz için özür dileriz. | Open Subtitles | نحن آسفون على الازعاج |
Doktor Marten, bunun için özür dileriz. Sence onlara olan şey bana da olacak mı? | Open Subtitles | الدّكتور Marten، نحن آسفون على هذا. |
Sizi rahatsız ettiğimiz için özür dileriz. | Open Subtitles | نحن آسفون على أزعحاجك. |