Bu konuyla ilgili yoğun bir baskı altındayız ve bunu anladığınıza eminim. | Open Subtitles | نحن تحت ضغط كبير بسبب هذه المسألة وأنا متأكد من تفهمك |
Feragat etmemiz için çok büyük baskı altındayız. | Open Subtitles | نحن تحت ضغط كبير لنتنازل عن هذا الحق. |
Bu sabah bir takımdan telefon aldım, bana ''Majd, lütfen biz baskı altındayız, günde 16 saat çalışıyoruz, böyle çalışmaya devam edemeyeceğiz.'' | TED | في صباح هذا اليوم تلقيت مكالمة هاتفية من الفريق تقول: "يا مجد، نحن تحت ضغط عمل إننا نشتغل 16 ساعة يوميًّا، لن نستطيع العمل بهذه الطريقة. |
Sürekli baskı altındayız. | Open Subtitles | نحن تحت ضغط دائم |
Rodney, büyük baskı altındayız. | Open Subtitles | الآن ((رودني)) نحن تحت ضغط كثير |