Gökyüzünün altında yaşamıyoruz. | TED | نحن لا نعيش تحت السماء، بل نعيش بداخلها. |
Yasal ayrım döneminde yaşamıyoruz. | TED | نحن لا نعيش في حقبة العزل العرقي بالقانون. |
1960'tayız. Getto'da yaşamıyoruz. | Open Subtitles | إنه عام 1960, نحن لا نعيش في مدينة شتيتل |
Anlamış olabileceğin gibi, biz bu küçük adada yaşamıyoruz. | Open Subtitles | كما علمت نحن لا نعيش على هذه الجزيرة الصغيرة |
Onların hayatını biz yaşamıyoruz, biz onlarla bile yaşamıyoruz. | Open Subtitles | نحن لا نعيش حياتهم لأجلهم نحن حتى لا نعيشها معهم |
Sana gösterdiğim o evde yaşamıyoruz. | Open Subtitles | نحن لا نعيش في هذا المنزل الذي أريته إليك |
Henüz tutkunun suç olduğu bir dünyada yaşamıyoruz. Değilmi Dedektif? | Open Subtitles | نحن لا نعيش بعد في عالم حيث يعتبر الشغف جريمة ، أليس كذلك أيّتها المحققة؟ |
Çünkü şimdi sadece ev arkadaşıyız ama birlikte yaşamıyoruz. | Open Subtitles | لأن الآن نحن زملاء في السكن نحن لا نعيش معا |
Yemek ve para kazanmak için yaşamıyoruz. | TED | نحن لا نعيش لنأكل و نجمع المال. |
Sana ait değilim. Kitabında yaşamıyoruz. | Open Subtitles | مكاني ليس معك نحن لا نعيش في كتابك |
Biz bir Sutter Cane hikayesinin içinde yaşamıyoruz! | Open Subtitles | نحن لا نعيش فى أحدى قصص سوتير كان |
Evet. Birlikte yaşamıyoruz ve ayrılmadık. | Open Subtitles | نحن لا نعيش معا ولم ننفصل ، لذا |
- Beraber yaşamıyoruz. | Open Subtitles | نحن لا نعيش مع بعضنا البعض أمتأكد أنت ؟ |
Ama ne yazık ki biz mükemmel bir dünyada yaşamıyoruz. | Open Subtitles | ولكن للآسف، نحن لا نعيش فى عالم مثالى |
Karanlığın ortasında yaşamıyoruz, Cesare. | Open Subtitles | نحن لا نعيش تماما في الظلام, تشيزاري. |
Gördüğünüz gibi vali konağında yaşamıyoruz. | Open Subtitles | كما ترون ، نحن لا نعيش في قصر الحاكم |
Sadece yaşamıyoruz; aynı zamanda yapıyoruz. | TED | نحن لا نعيش فحسب .. بل نحن " نصنع " |
Beraber yaşamıyoruz. | Open Subtitles | نحن لا نعيش معاً. |
- Biz bir evde yaşamıyoruz. | Open Subtitles | او نحن لا نعيش فى منزل |
Bir peri masalında yaşamıyoruz Raymond. | Open Subtitles | نحن لا نعيش فى أرض الخيال هنا يا (رايموند) |