İnsanlar için diğerlerinden ayrıran bu gibi farklılıklara izin veriyoruz. | Open Subtitles | حسناً، نحن نسمح للبشر بأن يحظوا باختلافات عن بعضهم البعض |
Bir çizgi romanın bir çok hipotez üretmemizi sağlamasına izin veriyoruz. | Open Subtitles | نحن نسمح بقصص الكتب الهزلية للحصول على الكثير من الفرضيات |
Hastanelerce veya tıp okullarınca ayarlanılan turlara izin veriyoruz. | Open Subtitles | نحن نسمح بالجولات التي تنظمها المستشفيات أو كليات الطب فقط |
Kendimize halılar arasında dolambaçlı bir tur için izin veriyoruz. | Open Subtitles | نحن نسمح لأنفسنا بجولة وحيدة ممتعة لتلمس السجاد |
Bunun olmasına nasıl izin veriyoruz bunu anlamalıyız, çünkü en yüksek riskli bahsimiz olabilecek bir durumun ortasındayız. iklim değişikliği hakkında, ne yapılacağına karar vermek, ya da vermemek. | TED | علينا ان نعي لماذا نحن نسمح لمثل هذه الامور بالحصول لاننا اليوم نحن في خضم ما يمكن اعتباره الرهان الاكبر في هذه الحياة عندما يأتي الامر بما يجب ان نقوم به حيال التغير المناخي |
Aslında sadece akrabaların ziyaretine izin veriyoruz. | Open Subtitles | في الواقع ، نحن نسمح بزيارة الأقارب فقط |
Buraya gelip, doktorlar eşliğinde doğum yapmalarına cesaretlendirmek için kendi yollarıyla yapmalarına izin veriyoruz. | Open Subtitles | لكى تشجعهم على المجئ الى هنا وتلد تحت إشراف طبيب نحن نسمح لهم أن يفعلو هذا على طريقتهم إنها مبادرة فى الصحة العامة - |
Partilere izin veriyoruz. | Open Subtitles | نحن نسمح بالحفلات |