| Bak yakıtımız var,yağ basıncı falan. ve Uçuyoruz işte.. | Open Subtitles | انظر لدينا الوقود,الزيت الضغط, نحن نطير اليس كذلك؟ |
| Evet, Bayan. Rich, mekanın üstünden Uçuyoruz. Neredeyse varmak üzereyiz. | Open Subtitles | نعم, سيد ريتشي, نحن نطير فوق ممتلكاتك الآن ستصل في وقت قريب |
| Kız ve erkek kardeşlerim, tanrılarımızla buluşmak için Uçuyoruz. | Open Subtitles | نحن نطير يا أخوانى وأخواتى نطير لمقابلة الآلهة |
| 26,000 feet'te uçmaktayız, 30,000 feet'e doğru tırmanıyoruz... ve gökyüzü bulutsuz taa Las Vegas'a kadar. | Open Subtitles | نحن نطير على ارتفاع 260000 قدم وسنرتفع الى 3000000قدم ولدينا سماء صافية طوال الطريق الى لاس فيجاس |
| - Yakıtımız bitmek üzere, iniş yapmamız gerek! | Open Subtitles | نحن نطير على الأدخنة، نحتاح أن نهبط |
| Tek sebep, Albay, biz uzun zamandır beraber Uçuyoruz ve bu iyiydi. Ayrıca dört uğursuz bir sayıdır. | Open Subtitles | أولاً نحن نطير مع بعضنا منذ مدة طويلة والرقم أربعة رقم مشؤوم |
| IFF imzalı bir uçakla, ticari hava sahasında Uçuyoruz evlat. | Open Subtitles | نحن نطير فى مجال تجارى يابنى ب اعلانات تجارية |
| Unutmayın, bu görevde hepimiz yalnız Uçuyoruz. | Open Subtitles | تذكروا, نحن نطير على إنفراد بهذه المُهمة |
| 19 saattir Uçuyoruz. | Open Subtitles | نحن نطير منذ 19 ساعة إضافية. كم تبعد اّيرلاندا؟ |
| Saatlerdir bu ızgara desenli yüzeyde Uçuyoruz. | Open Subtitles | نحن نطير على هذا السطح المصفح منذ حوالى ساعة. |
| Bildiğim kadarıyla söyleyebilirim ki bura da kör Uçuyoruz. | Open Subtitles | انه من العدل انه يمكنني اخبارك نحن نطير كالعميان هنا |
| Volkan bacasının üzerinden Uçuyoruz. | TED | نحن نطير عبر أرضية الإنهيار البركاني |
| Bakın, artık iki motorla Uçuyoruz. | Open Subtitles | إسمعوا . نحن نطير بمحركين الآن |
| Uçuyoruz, Paul. Hissediyor musun? | Open Subtitles | نحن نطير يا بول، ألا تشعر بهذا؟ |
| - Durdurun şunları! - Koridorda Uçuyoruz. | Open Subtitles | ـ اوقّفوهم ـ نحن نطير عبر الردهة |
| - Durdurun şunları! - Koridorda Uçuyoruz. | Open Subtitles | ـ اوقّفوهم ـ نحن نطير عبر الردهة |
| Uçuyoruz! - Onlar benim. - Onları ben istiyorum. | Open Subtitles | وهذا يأخذنا إلى برنامج "أميال المسافر الدائم" نحن نطير الآن |
| Çabucak kaçıyor, Uçuyoruz | Open Subtitles | نتلاشى بسرعة، نحن نطير |
| Saatte 920 kilometre süratle uçmaktayız. | Open Subtitles | نحن نطير بسرعة 575 ميل/ساعة |
| - Yakıtımız bitmek üzere, iniş yapmamız gerek! | Open Subtitles | نحن نطير على الأدخنة، نحتاح أن نهبط |