| Biz ve 13. lejyonun geri kalanı pazar günü çarmıhta oluruz. | Open Subtitles | نحن و بقية الفيلق 13 سندفن قبل يوم السوق |
| Biz ve birkaç vampir dışında, kimse tabancayı görmedi. | Open Subtitles | , أنظرا , ماعدا نحن و مجموعة من مصاصي الدماء لم يرَ أحد المسدس |
| Biz ve dünyadaki diğer her şey bir tür doğaüstü güç tarafından buraya konulmuştu. | Open Subtitles | نحن و كل ما علي الأرض جاءت بنا إلي هنا ,قدرة خارقة |
| "Birlikte" ve "Biz" Böyle daha iyi oldu. | Open Subtitles | " نحن " و " معاً لقد أصبح نطقها صحيحا بالنسبة لي |
| Ama bizler ve bizim gibi olanlar haricinde kimse bilmiyor. | Open Subtitles | لكن لا أحد يعلم هذا الأمر عدانا نحن و الأخرون مثلنا |
| Gerçekte kim olduğumuzu ve nereye gittiğimizi anlamamamız için hiçbir neden yok. | Open Subtitles | لا يوجد سبب يمنعنا من فَهْم حقيقة من نحن و أين نحن ذاهبون |
| Sadece Biz ve bize yalnız olmadığımızı söyleyen bir bilgisayar var. | Open Subtitles | فقط نحن و الكمبيوتر ما يقول لنا بأننا لسنا وحدنا. |
| Biz ve onun dışında son 3,5 saatte içeri girip çıkan olmamış. | Open Subtitles | لم نشاهد احد قادم في الثلاث ساعات ونص الفائته الا نحن و هي |
| Dünyayı "biz" ve "onlar" diye böldük; sığınaklarımızdan sadece karşı kampa retorik el bombaları atacağımız kadar çıkıyoruz. | TED | قسّمنا العالم إلى " نحن" و"هم،" لنخرج من مخابئنا التي سكناها طويلاً لنلقي قنابل بلاغية على المعسكر الآخر. |
| En tehlikeli olan da, bu durumun "biz" ve "onlar" kavramlarını yaratması: "Doğru" ve "yanlış." "İyi" ve "kötü." | TED | والجزء الأخطر في كل هذا أن هذا ينشئ "نحن" و "هم،" "صواب" و "خطأ," "خير" و "شر." |
| İlk adımımız, bu problemi beraber çözebileceğimizi farketmek olmalı. "Biz" ve "onların" olmadığı farketmeliyiz. | TED | ولذا فإن أول خطوة هي إدراك أننا يمكن أن نفعل ذلك سوياً، وأنه لا يوجد "نحن" و "هم." |
| Öğrencilerimle küresel sorunlar hakkında konuştuğumda veya onları kahve arasında dinlediğimde, her zaman "biz" ve "onlar" hakkında konuşurlar. | TED | عندما أتحدث مع طلابي حول القضايا العالمية, وأستمع اليهم خلال استراحات القهوة, فغالبا ما اسمعهم يتحدثون عن "نحن" و "هم" |
| Sınıfa geri geldiklerinde, onlara, "biz" ve "onlar" ile ne demek istiyorsunuz ? | TED | لآحقا, عندما يعودون الى قاعة المحاضرات اسالهم: "ماذا تقصدون ب"نحن" و"هم"؟ |
| Bir daha "biz" ve "evlilik" kelimelerini aynı cümle içinde kullanayım deme! | Open Subtitles | "كلماتك حول "نحن"و "نتزوج قلها في جملة واحدة مرة أخرى |
| "Biz" ve "onlar" diyorsun. Biz kimiz? | Open Subtitles | "أنت تستعمل دوما كلمتي "نحن" و "هم من نحن؟ |
| Biz ve St. Petersburg dışındaki bir grup. | Open Subtitles | انها بيننا نحن و جماعه من سانت بطرسبرغ |
| Siz ve biz buraya sıkışmış durumdayız. | Open Subtitles | نحن و انتم، جميعنا عالقون في هذا المكان |
| Burada, Schumann ve biz... | Open Subtitles | . .. هم هنا .. نحن و شومان |
| Burada sadece onlar ve biz varız. | Open Subtitles | ..هناك فقط نحن و هم |
| Gwangdong bölgesindeki yetkililerin ve bizim seks köleleri toplattığımız hususunda hiç kimsenin asla haberi olmamalı. | Open Subtitles | الحقيقة بأننا نحن و الضباط من مقاطعة غواندونغ مشتركان في تجهيز عبيد المتعة يجب أن لا يعرف هذا |
| Artık kim olduğumuzu ve insanlarla nasıl başa çıktığımızı öğrenecek yaştasın. | Open Subtitles | حيث انه الوقت الذى تتعلمى فيه من نحن و كيف تتعاملى مع الناس |
| Boksta bir kilometre taşı, köşede. | Open Subtitles | و ها نحن و مباراة أخرى |