Evet. Ürküp kaçmamanın yanında, pişman olduğunu göstermelisin. | Open Subtitles | نعم مع اعتبار انك لست ذبابة انت بحاجة الى اظهار ندمك |
Rahatsızlığın yüzünden acı hissetmiyorsun! Ama bu, pişman olmaman için bahane değil! | Open Subtitles | "لا تشعر بأيّ ألم بسبب حالتك الجسدية، لكنه ليس سبباً لعدم ندمك." |
Ve bence yalan söylemektense dürüst olduğunuz için daha az pişman olursunuz. | Open Subtitles | وأعتقد من أنك قد تندمين لكونك صادقة كثيراً أقل من ندمك على قولك للأكاذيب |
Özür mektubunda pişmanlık var ama aynı zamanda da çok profesyonel. | Open Subtitles | رسالة الإعتذار تُظهر ندمك لكنها تعكس خبرتك |
Bu durumda uçağı üç dakikayla kaçırırsanız 20 dakikayla kaçırdığınızdan daha çok pişmanlık duyacaksınız. | TED | وسوف تندم كثيراً على تصرفك في تلك الحالة إن فاتتك الرحلة بسبب تأخيرك ثلاث دقائق أكثر من ندمك إن فوتها لتأخرك بعشرين دقيقة. |
Ama sana şunun sözünü verebilirim ki Hissedeceğin hiçbir acı sevgiden kaçtığın için hissedeceğin pişmanlıkla asla ve asla boy ölçüşemez. | Open Subtitles | ولكني أضمن لكِ هذا أي ألم تخشينه لا يقارن أبداً ندمك على هروبك من الحب |
Tek pişmanlığın Valencia'ya gitmemiş olmak mı? | Open Subtitles | هذا هو ندمك الوحيد؟ عدم ذهابك إلى "فالنسيا"؟ |
Ben de alamadığın için ne kadar pişman olduğunu dinlemek zorunda kalmam. | Open Subtitles | وحينها سأكون مضطر للإستماع إلى مقدار ندمك لعدم حصولك عليه. |
Ve bu senin pişman olduğunu söylemen için son şansın. | Open Subtitles | سيخبرك بالرحيل. وهذه أفضل فرصة وحيدة لإظهار ندمك, |
O fotoğraflardan çok seks bağımlısı biriyle evlenmekten pişman olmadın mı? | Open Subtitles | اكثر من ندمك على الزواج بمدمن الجنس وهو ايضا متواجد في تلك الصور؟ |
Söylediğin için pişman olduğun şu sert sözler. | Open Subtitles | تفوهتِ بكلمات قاسية كلماتِ عبرتِ فيها عن ندمك |
Ölmek üzereyken pişman olmanın bir âlemi yok, değil mi? | Open Subtitles | لا داعي للذهاب لنهايتك مع ندمك , صحيح؟ |
Yüzünü ateşe verdiğimde senin pişman olacağın kadar değil. | Open Subtitles | ليس بمقدار ندمك حين تشبّ النار في وجهك |
Teşekkür ederim, bayım. Umarım pişman olmazsınız. | Open Subtitles | شكرا لك سيدي اتمنى عدم ندمك |
Ne yaptım pişman? | Open Subtitles | ما هو ندمك الوحيد؟ |
Leydi Boynton'ın evinde bir köle gibi yaşıyordu. Sonra pişmanlık sardı sizi, yüreğinizde kaynamaya başladı. | Open Subtitles | بقيت كسجينة في منزل السيدة بوينتون و ندمك أتى جارفا مثل الفيضان... |
Yaptıklarımızdan pişmanlık mı duyacağız? | Open Subtitles | يجب أن تتعلّم كيف أن تعيش مع ندمك |
Bunu pişmanlık listene eklersin. | Open Subtitles | يمكنك إضافة ذلك لقائمة ندمك |
. ..ama pişmanlıkla... | Open Subtitles | لاكن ندمك على هذا |
pişmanlığın paçayı kurtarmana yetmezdi aslında, ama şansın varmış. | Open Subtitles | ندمك لن يجعلك خارج هذا ، و لكنك محظوظ |