| - Tüm özeleştirisi mükemmel bir anne olmayla örtülü kindar bir narsist. | Open Subtitles | انها نرجسية انتقامية تتمحور صورتها عن ذاتها في أن تكون أما مثالية |
| Bakın doktor, söylemiştim. narsist biriyle evliyim. | Open Subtitles | انظر , دكتور فينش , لقد اخبرتك انا متزوجة من شخصية نرجسية |
| Benim kız arkadaşım da ruhsuz bir narsist gibi görünen iyi bir kızdı. | Open Subtitles | . . حبيبتي كانت فتاة لطيفة متنكرة في فتاة نرجسية |
| Duygusal özürlülük ve narsistik kişilik bozukluğu | Open Subtitles | معتلة عاطفياً مخبولة نرجسية مختلة عقلياً |
| - İlk görüşte etkilenme narsizm belirtisidir. | Open Subtitles | الجاذبية الفورية هي نرجسية خالص. انا لا اتفق معكِ. |
| 7. sınıfta fotoğraf çektirirken narsislik olmuyor ama. | Open Subtitles | لم يظن أحد صوري بالصف السابع نرجسية |
| Annen öldügünde seni eken duygusal açidan manipülatif bir narsistim. | Open Subtitles | إنني نرجسية متلاعبة بالعواطف وهجرتك عندما ماتت أمك |
| Ama sonradan gerçekten de ruhsuz bir narsist olduğu ortaya çıktı. Evet. | Open Subtitles | لكن بعد ذلك اتضح أنها كانت فتاة نرجسية فحسب |
| Seni duydum Mel. Yedi yaşında bir kıza azgın narsist diyemezsin. | Open Subtitles | لا يمكنك ان تنعت فتاة عمرها 11 عاماً بأنها نرجسية |
| Kız iflah olmaz bir narsist, derdi; prestij, güç, kendini ispat. | Open Subtitles | ملاحظة: النرجسية هي حب الذات لدرجة الجنون هي نرجسية, وهذا يدور حول الشخصية، القوة، إثبات الذات. |
| Tek nedeni budur ama biz o kadar narsist bir türüz ki ikisini ayırdık... onu... | Open Subtitles | هذا هو السبب الوحيد لوجوده على الاطلاق ولكننا مخلوقات نرجسية ، اننا قسمناهم جعلناها |
| Birçok insanın narsist eğilimleri vardır. | Open Subtitles | وهناك الكثير من الناس لديهم ميول نرجسية. |
| Kendisi için hırsızlık yapan ve cinayet işleyen adamlar bulan narsist bir manipülatör. | Open Subtitles | نرجسية مُتلاعبة تجعل الرجال يسرقون ويقتلون من أجلها |
| Kafayi siyirmis narsist bir sosyopat görüyorum. | Open Subtitles | أرى شخصية نرجسية ومريضة نفسياً وهذا كل ما يدور في رأسها |
| Eğer sonsuzluğu, diri diri gömülüp insanoğlundan daha fazla yaşamanın iyi bir düşünce olduğunu sanan narsist manyaklarla geçirmeyi düşünüyosan ne ala. | Open Subtitles | ان كنت متحمساً لقضاء الابدية مدفون وانت على قيد الحياة مع مجموعة نرجسية يظنون بانه استمرار البشرية هي فكرة جيدة |
| Kimlik politikaları narsist olabilir. | TED | يمكن لسياسة الهوية أن تكون نرجسية. |
| Rachel, şu andakinden bile daha bencil ve narsistik olmak zorundasın. | Open Subtitles | ريتشيل , تحتاجين أن تصبحين أكثر نرجسية . وتركزي على نفسك وهكذا أنتي مستعدة |
| Öfke sorunları ve sınırda narsistik kişilik huyları olduğunu biliyor musun? | Open Subtitles | هل تعلم بأن لدية مشاكل في السيطرة على غضبة وسمات نرجسية في شخصيته؟ |
| Sapmış narsizm, pasif agresiflik belirtileri, ...ve spor yapan bir sürü kaslı genç adam. | Open Subtitles | نرجسية منحرفة، عدوانية سلبية، والكثير من الرجال صغار سن. يمارسون الرياضة |
| Düşün sen bir, tam bir narsislik bu. | Open Subtitles | فكّري بالأمر انها نرجسية صافية |
| Ve ikincisi, ben iyileşmekte olan bir narsistim. | TED | وثانيًا أنا نرجسية في طور الشفاء |
| Dürüst olmam gerekirse, annem biraz narsisist sanki. | Open Subtitles | أعنى , لأكون صادقه أعتقد إنها نرجسية قليلاً |
| Takaya (Ethem Tolga) Aşkın Getirdikleri | Open Subtitles | نرجسية أتمنى بأنكم أستمتعتم بالفيلم |