| buna bir bileşik ya da molekül diyoruz. 26 atom birbirine kimyasal bağlar ile bağlı. | TED | نحن نسمي هذا مركب أو جزيء، وهو 26 ذرة يتم خياطتها معًا بواسطة روابط ذرية. |
| buna dost ateşi, dost sikişi veya dost tarafından düzülüş diyoruz. | Open Subtitles | نسمي هذا نيراناً صديقة و لكن مرة أخرى ستنتهي من قبل صديق |
| buna "Minimal Kayıp Senaryosu" diyoruz. | Open Subtitles | فلنذهب نسمي هذا الوضع بسيناريو الخسارة الدنيا |
| buna retorik model diyelim, argümanınızı bir an önce seyirciye uyarlamalısınız. | TED | دعنا نسمي هذا بالنموذج البياني، حيث يجب عليك أن تلائم حجتك للجمهور المتواجد. |
| buna endogami diyoruz, yalnızca sosyal grup içinde evlilik. | Open Subtitles | نسمي هذا زواج الأقارب الزواج بداخل الطبقة الاجتماعية حصرياً |
| Biz düşük fonksiyonlu beyin sahipleri buna "empati" diyoruz. | Open Subtitles | نحن أصحاب المستوى الأقل من وظائف الدماغ نسمي هذا بالتعاطف |
| Biz ona, Amerika'da "rahatlatmak" demiyoruz. Tecavüz diyoruz. | Open Subtitles | في أمريكا نحن لا نسمي هذا إراحة نحن نسميه اغتصاب |
| Beysbolda buna O-Fer diyoruz biz. | Open Subtitles | في كرة البيسبول، نسمي هذا حاول كثيراً وفشل |
| Biz buna eş-zamanlı izlem grubu diyoruz, bir nevi sanal oturma odası. | TED | نسمي هذا زمرة مساعدة للنظر، غرفة معيشة إفتراضية اذا شئتم . |
| Biz buna bilişsel yardım diyoruz. | TED | نسمي هذا بالمساعدة الإدراكية. |
| Biz, gelişmek için bütüncül yaklaşıma "Büyük Milli Mutluluk" veya GNH diyoruz. | TED | ونحن نسمي هذا الطريق المقدس للتطور "السعادة الوطنية الإجمالية" أو GNH. |
| buna "işleri halletmek" diyoruz, fakat nörolog Dr. Daniel Levitin, aslında yaptığımız bu şeyi şöyle tanımlıyor. | TED | نسمي هذا "الانتهاء من الأعمال المقرفة" لكن هنا ما يقوله عالم الأعصاب الدكتور دانيل ليفتن عمّا نفعله حقًّا. |
| buna kişisel belirsizlik katsayısı diyoruz. | TED | نحن نسمي هذا عامل الغش الشخصي. |
| Biz buna pasif dinamik hareket konsepti diyoruz. | TED | ونحن نسمي هذا المفهوم "ديناميكية التحرك سلبي" |
| Biz buna itiraf diyoruz. | Open Subtitles | بعد كل ما فعلت نحن نسمي هذا أعترافاً |
| Bilirsiniz, benim ülkemde, buna kitabın sırtı deriz, ve bu şekilde yüzüstü bırakırsanız onun sırtını kırabileceğinizi bilirsiniz. | Open Subtitles | هناك في الوطن نسمي هذا العمود الفقري للكتاب ويمكن أن تكسره بوضعه رأساَ على عقب هكذا |
| Biz buna kader desek de aslında matematiksel bir açıklaması var. | Open Subtitles | على الرغم من أننا نسمي هذا "مصير"، هناك تفسير رياضي لذلك. |