| Vinnie'nin evine gelmeyeceğini düşündük. Biz de partiyi sana getirdik. | Open Subtitles | لم نعتقد بأنك ستحضر فقمنا بإحضار الحفلة إليك |
| Kendi başına yapmaya cesaretin olmadığını düşündük. -Sahi mi? | Open Subtitles | و لم نعتقد بأنك تملك الجرأة للقيام به لوحدك |
| Kendi başına yapmaya cesaretin olmadığını düşündük. | Open Subtitles | و لم نعتقد بأنك تملك الجرأة للقيام به لوحدك |
| "Senin kendine güvensiz, alkolik ve deli olduğunu düşünüyoruz ama bunu kişisel olarak algılama" diyorsunuz? | Open Subtitles | نحن نعتقد بأنك كنت غير مؤهلة، أو في حالة سكر أو كاذبة ولكنك لا تحتاجين لأن تأخذي هذا بشكل شخصي |
| Sahte para halkasının beyni olduğunu düşünüyoruz. | Open Subtitles | أعني، هنا نحن نعتقد بأنك العقل المدبر خلف عملية تزوير |
| Çok kötü huylarınız olduğunu düşünüyoruz. | Open Subtitles | نعتقد بأنك غير مهذّب. |
| Bu konuda soruşturma yapmayacağını düşündük. | Open Subtitles | ولا نعتقد بأنك ستتابع الأمر بالقيام بتحقيق |
| Bu konuda soruşturma yapmayacağını düşündük. | Open Subtitles | ولا نعتقد بأنك ستتابع الأمر بالقيام بتحقيق |
| Hayattan bezmiş ve kızgın biri olduğunu düşündük. | Open Subtitles | لقد كنا نعتقد بأنك محبط وغاضب |
| Size gerçeği söylemeye korktuk çünkü bizimle kalmasına izin vermeyeceğinizi düşündük. | Open Subtitles | أنا و (كايت) كنا خائفين بإخبارك الحقيّقة لأننا كنّا نعتقد بأنك لن تجعلينا نحتفظ بها |
| Metamfetamin imalatıyla ilgin olduğunu düşünüyoruz. | Open Subtitles | نعتقد بأنك في إنتاج الميثا |
| Bir problemin olduğunu düşünüyoruz. | Open Subtitles | نعتقد بأنك قد تكون في مشكلة |
| Ama artık yalancı olduğunu düşünüyoruz. | Open Subtitles | لكننا الآن نعتقد بأنك كاذب. |
| Senin hastalığının HZBH olduğunu düşünüyoruz. | Open Subtitles | نعتقد بأنك تعاني من مرض lcdd يعرف بـ |
| Biz ihtiyacın olduğunu düşünüyoruz. | Open Subtitles | نحن نعتقد بأنك تحتاج |
| - Maalesef değil. Bu basınca senin neden olduğunu düşünüyoruz. | Open Subtitles | نعتقد بأنك المُتسبب بهذا الضغط . |