| Ve harika bir kulak. İçine üflersem her yere peşimden gelir misin? | Open Subtitles | انها أذن رائعة حقا, يا ترى ماذا سيحدث اذا نفخت فيها هل ستتبعني الى اي مكان |
| Şimdi ortasından tutup üflersem aynen böyle olur. | Open Subtitles | و الآن إذا أمسكته في المنتصف و نفخت عليه هكذا أترى كم هو غير مستقر ؟ |
| Kulağıma hava üfledi, ayaklarımın kaşınmasına sebep oldu. | Open Subtitles | ،لقد نفخت الهواء في اُذني مسببة الحكة في قدماي |
| Onun gözüne üfledi. | Open Subtitles | لقد نفخت في عينه |
| Evet. Yani, ellerim dolu olduğundan ateşi üfledim. | Open Subtitles | أقصد , يداي كانتا ممتلئتان , لهذا نفخت فحسب |
| Ninenin hafızasına bir fırt üfledim. | Open Subtitles | أنّي نفخت للتو مخدرات في ذكرى جدتك. |
| Mumları üflerken dilediğim şey de buydu. | Open Subtitles | فهذه هي الأمنية التي تمنيتها عندما نفخت الشمعة |
| Doğum günü pastamda mumları üflerken bunu diledim. | Open Subtitles | نفخت شمعات عيد ميلادي متمنية ذلك |
| - Buradan üflersem ne olur? | Open Subtitles | ماذا يحدث إذا نفخت بنهاية هذا ؟ |
| üflersem daha hızlı iyileşebilir. | Open Subtitles | إذا نفخت عليها ستشفى بسرعة |
| Albert, bekle. Biliyormusun, gözüme üfledi. | Open Subtitles | أتعرفون، لقد نفخت في عيني |