| Desteklediğimiz şeyden utanmıyoruz ve Will Conway'in arkasında olmaktan gurur duyuyoruz. | Open Subtitles | نحن لسنا خجولين حول من ندعم ونحن نفخر بدعمنا لويل كونواي |
| Paul Duval'ın yeni kolleksiyonunu sunmaktan gurur duyuyoruz. | Open Subtitles | نفخر بتقديم المجموعة الجديدة لـ بول دوفال، |
| Biz, sorunlu kızları sağlıklı, bayanlara döndürmekle gurur duyuyoruz. | Open Subtitles | كما تعلمين نحن نفخر بأنفسنا أننا نهتم بمشاكل بناتنا ونحلها لهم |
| Evet, yolun sonuna geldik. İşimiz bitti. Ama bence asla kötü bir şov yapmadığımız için gurur duyabiliriz Ray Jay Johnson`un figuran olduğu hafta dışında tabi. | Open Subtitles | حسناً ، هذه هي اللحظة ، لقد تم إلغاؤنا أعتقد علينا أن نفخر ، اننا لم نخرج بعرض سيء أبداً |
| Cana yakın, nazik ve verimli olmamızla övünürüz. | Open Subtitles | نحن نفخر بأننا ودودين و مهذبين و ذو كفاءه |
| Bu gurur duyduğumuz birşey değil, ...ve hiçbir tarih kitabı bunları sana anlatamaz, ...işte gördüğün gibi. | Open Subtitles | وهذا شئ لا نفخر به وبالتاكيد لا شئ ستخبره لكم كتب التاريخ ولكن ها هي هنا |
| Bir şeyleri sıfırdan inşa etmek istediğimizi söyledik, ...gurur duyacağımız bir şeyleri. | Open Subtitles | لقد قلنا أننا نريد أن نبني شيئًا من الصفر شيء نفخر به |
| Biz doktorlar, aslında ayakta uyumamızla iftihar ederiz. | Open Subtitles | منتصبين ننام بأننا الأطباء نحن نفخر |
| Springfiled İlköğretim Okulu'nda kuyrukluyıldız keşfeden ilk öğrenci olduğun için seni çok özel kulübümüze üye yapmaktan gurur duyuyoruz. | Open Subtitles | بصفتك أول طالب يكتشف مذنب في مدرستنا نفخر بأن نضمك إلى مجموعتنا المختارة |
| Gelişmiş asker programımızın varlığını sizlere duyurmaktan gurur duyuyoruz. Zamanı gelince onlar, | Open Subtitles | نفخر بأن نعلن عن وجود برنامج جنود العقار والذي يمكننا من تطوير إمكانية بشرية خارقة |
| İyi bir vatandaş olmakla gurur duyuyoruz ve bu saldırıları durdurmak için sizinle iş birliği yapacağız. | Open Subtitles | نحن نفخر بكوننا مواطنين صالحين وسوف نتعاون معكما لوقف هذه الهجمات |
| - Filmlerin kötü eleştiri alsa da seninle gurur duyuyoruz, Vinnie. | Open Subtitles | حتى عندما تتلقى أفلامك انتقاذات لاذعة، نفخر بك |
| en iyi psikiyatri merkezi olmaktan... gurur duyuyoruz. | Open Subtitles | نحن نفخر بأنفسنا على أننا واحدة من أحدث مؤسسات الطب النفسي |
| Bu ülkeye hizmet ederken canlarını vermiş herkesle biz yaşayanlar gurur duyuyoruz. | Open Subtitles | نفخر بالأرواح التي خسرناها في خدمة هذا البلد العظيم |
| Evet, bence hepimiz en ufak bir pürüz çıkmadığı için gurur duyabiliriz. | Open Subtitles | نعم فعلا. أعتقد أننا يمكن أن نفخر جميعا أن كل شيء انفجر دون أدنى عقبة. |
| Yani çalışanlarımızla gurur duyabiliriz. Yani oransal olarak. | Open Subtitles | لذا، في الواقع، نستطيع أن نفخر جدا بموظفينا، من ناحية النسبة... |
| Burada, iki şey ile övünürüz... | Open Subtitles | هنا في آيكونيك، نحن نفخر بأمرين |
| Biz gizlilikle övünürüz. | Open Subtitles | ونحن نفخر على حرية التصرف |
| Çocuk yapmaktan gurur duyduğumuz bir gezegenimiz var. | Open Subtitles | لدينا عالم نفخر بإنجاب الأطفال فيه |
| Çocuk yapmaktan gurur duyduğumuz bir evrenimiz var. | Open Subtitles | لدينا عالم نفخر بإنجاب الأطفال فيه |
| Bugünkü gibi davrandığın zaman, gurur duyacağımız özel bir şeyin parçası olduğumuzu hissediyoruz. - Tamam. | Open Subtitles | عندما تتصرف مثلما تصرفت اليوم تجعلنا نفخر بعملنا |
| Madem bu işe giriştik, gerçekten gurur duyacağımız bir şey çıkarmaya çalışsak ya? | Open Subtitles | بما أننا سنقوم بذلك, لما لا نحاول أن نجعله شيءٌ نفخر به؟ |
| Biz doktorlar, aslında ayakta uyumamızla iftihar ederiz. | Open Subtitles | نفخر نحن الأطباء بأننا ننام منتصبين |