| Saçını benim gibi kestirdi, aynı benim gibi giyinmeye başladı. | Open Subtitles | صففت شعرها مثلى كانت ترتدى نفس نوعية الملابس التى أرتديها |
| Arkadaşımızın da aynı şeyleri kullandığına emin olabilirsin. | Open Subtitles | بإمكانك التأكد، من أن صديقنا يتبع نفس نوعية ذلك |
| Bu tam da bu kütüphanede, onlarca kez yapılan anlaşmalarla aynı. | Open Subtitles | وهذه نفس نوعية الصفقات التي عقدت في هذه المكتبة، عدد كبير من المرات |
| Aslında aynı insanlardı, yada aynı türden insanlar. | Open Subtitles | "كانوا نفس الأشخاص أو نفس نوعية الأشخاص.. |
| Aslında aynı insanlardı, yada aynı türden insanlar. | Open Subtitles | "كانوا نفس الأشخاص أو نفس نوعية الأشخاص.. المحترفون نفسهم" |
| Kadınımı ve kahvemi aynı şekilde severim... | Open Subtitles | نوعي أنا؟ أحب النساء من نفس نوعية قهوتي same way I like my coffee-- |
| Bu da senin evindekiler. aynı marka şarap. | Open Subtitles | وهذه من شقتك وهي نفس نوعية الشراب |
| Maureen ile aynı kattalar her gün yeni bir saç stili yapar! | Open Subtitles | أنها نفس نوعية (مورين). - كل يوم لها تسريحة شعر مختلفة. |
| Sen de şirkettensin Noah ile kumaşınız aynı. | Open Subtitles | أنتِ من تلك الشركة، ومن نفس نوعية (بينيت). |
| aynı tip silahlar. | Open Subtitles | نفس نوعية الأسلحة. |
| aynı iz. | Open Subtitles | نفس نوعية الجرح |
| Castor dün pazar yerinde Roman için de aynı bombayı kullanmıştı. | Open Subtitles | (كاستور) يستخدم نفس نوعية القنابل هذه على (رومان) البارحة |
| O senin gibi bana aynı kesin notu verdi. | Open Subtitles | - هانز تحافظ على نفس نوعية لك. |