| Bugün sizlere, bu yeni tasarım uzayından bir nokta gösterebildim, ve hayata geçirmek istediğimiz birkaç imkandan bahsettim. | TED | وليوم عرضت لكم نقطة في هذا التصميم المجالي الجديد. وقلل من الأشياء الممكنة التي نعمل الى اخرجها من المختبر. |
| Ama hayatta öyle bir nokta geliyor ki o an zihin bütün arzuları ve tutkuları yeniyor. | Open Subtitles | لكن تأتي نقطة في الحياة لحظة عندما يعيش مخك أطول من رغباته |
| Balina, okyanusta tek bir nokta gibiymiş ve ay, onu görmemiş. | Open Subtitles | بينما كان هناك نقطة في البحر، القمر لم يراها. |
| Bak karsidan bi noktaya odaklan ve derin bir nefes al. | Open Subtitles | أنظر ، فقط إبحث عن نقطة في الأفق وخذ نفسا عميقاً |
| Dünya telgraf merkezi hayal edin, haberler mesajlar, sesler, görüntüler dünyadaki herhangi bir noktaya iletiliyor. Anında ve kablosuz olarak. | TED | مركز عالمي للإبراق -- تخيلوا الأخبار، والرسائل والأصوات والصور تُرسل إلى أي نقطة في العالم لا سلكياً و بشكل فوري. |
| 50 metrede 20 puan aldım. Seninle nefes bile almadan dövüşürüm. | Open Subtitles | لقد أخذت 20 نقطة في سباق 50 متر , موافق ؟ |
| Bu cihazlar ise saniyede nereden baksanız on bin adet veri noktası ortaya çıkartırlar. | TED | هذه الآلات الصغيرة كان بإمكانها إنتاج شيئ من قبيل عشرة آلاف نقطة في الثانية. |
| Bahsetmiş miydim, tüm uzay ve zaman içinde herhangi bir nokta... | Open Subtitles | هل ذكرت، إلى أي نقطة في كل الزمان والمكان |
| Cümlenin sonunda artık bir nokta yok. | Open Subtitles | لن يكون هنالك نقطة في آخر جملتكِ بعد الآن |
| Bu, istatistiklere dayanan bir girişimden, okyanusta bir nokta gibiyken, bu tüm kitapları okuduğumuz ve tam olarak nasıl olduğumuz hakkında bir anlayışa sahip olacağımız kişiye özel yapılan bir girişimdir. | TED | إنّها القدرة على التّحرك من مقاربة إحصائيّة حيث أنت عبارة عن نقطة في محيط، إلى مقاربة شخصيّة، حيث نقرأ كل هذه الكتب ونفهم فعلاً من أنت. |
| Duvarda bir nokta seç gözlerini oradan ayırma ve yüksek sesle konuş. | Open Subtitles | ... تخيري نقطة في الحائط الخلفي ولا تبعدي عينيك عنها وتحدثي بصوت عال |
| Duvarda bir nokta seç gözlerini oradan ayırma ve yüksek sesle konuş. | Open Subtitles | ... تخيري نقطة في الحائط الخلفي ولا تبعدي عينيك عنها وتحدثي بصوت عال |
| Diyelim ki, siz kilise meydanından dışarıya doğru uzanan bir ara sokaktaki noktadasınız ve işte bu şekilde ara sokaktaki bir diğer noktaya ulaşmak istiyorsunuz. | TED | لنفترض أننا في نقطة ما على زقاق متفرع من ميدان كاتدرائية رئيسي، و نرغب بالذهاب إلى نقطة في زقاق آخر، هكذا تماماً |
| Konservasyon dünyasında kalıpların dışında düşünmek zorunda olduğumuz bir noktaya geldik. | TED | لقد وصلنا إلى نقطة في عالم الحفاظ على البيئة حيث علينا التفكير خارج الصندوق |
| Hayatımda sadece kariyerime odaklanmam gerektiğini hissettiğim bir noktaya geldim. | Open Subtitles | لقد وصلت للتو نقطة في حياتي حيث كنت بحاجة إلى التركيز على مسيرتي. |
| Şu anda Amerika'da, IQ seviyesi her yıl 0.36 puan yükseliyor. | TED | الآن في الولايات المتحدة، يرتفع متوسط نسب الذكاء بمعدل 0.36 نقطة في العام. |
| eğer başarırsak, tank bizimdir. Bu günde en az 120 puan yapar. | Open Subtitles | سنفوز بالدبابة فهذا يساوي 120 نقطة في اليوم |
| Bana göre, tüm bunların tek önemli noktası değişimle alakalı. | TED | الآن، بالنسبة لي، فإن أهم نقطة في كل ذلك هي النقطة المتعلقة بالتغيير. |
| Gulanee'nin zırhının en zayıf noktası başlığı. | Open Subtitles | أضعف نقطة في درع الجولاني هي غطاء الواجهة |