| Her gün Prenses Minhwa'nın öfke nöbetlerine katlanmak zorundayım. | Open Subtitles | في كل يوم أضطر لأن أحتمل نوبات غضب الأميرة مين هوا |
| Öbür Satürn, nedensiz öfke nöbetlerine giren somurtkan, uyuşuk bir gulyabaniydi. | Open Subtitles | زحل الآخر هذا كان بارداً, حاقداً, ذو روح شريرة له نوبات غضب مجنونة |
| Çocuğunuzun gittikçe daha gürültülü öfke nöbetleri geçirmesinin en emin yolu, ilk kez kriz geçirdiği zaman ona dikkat vermenizden geçer. | TED | أضمن طريقة لجعل نوبات غضب طفلك تتعالى بإعطائه الاهتمام في المرة الأولى التي يصرخ فيها بدون سبب. |
| öfke nöbetleri geçiriyor. Bazen çok ağır oluyor. | Open Subtitles | نوبات غضب ، حادة أحياناً |
| Sadece öfke nöbetleri geçiren huysuz bir çocuksun... | Open Subtitles | أنت طفل عدواني خلال نوبات غضب |