| Luis ve Nieves bir yıl sonrasına kadar birbirlerini görmediler. | Open Subtitles | "لويس" و "نيفيس" لن يريا بعضهما لمدة سنة بعد ذلك |
| Nieves yataklık etmekten suçlandı ve Brieva'daki hapishaneye yollandı. | Open Subtitles | "نيفيس" تم اتهامها بكتمان الشهادة وإرسالها إلى السجن في "بريفا" |
| Nieves ikinci çocuklarının doğmasından birkaç ay sonra, Luis'ten ayrıldı. | Open Subtitles | "نيفيس" انفصلت عن زوجها بعد عدة أشهر من ميلاد ابنهم الثاني |
| Bizi Ben Nevis zirvesinde Adam Wollaston öncülüğündeki aksiyon tutkunları bekliyor. | Open Subtitles | حيث آدم ولاستون يقود فريقا من فينشر رينجرز إلى الأعلى بن نيفيس. |
| Aman ne nefis, neymiş bu Nevis? | Open Subtitles | "إذًا لنشمر عن سواعدنا ونعرف المزيد عن "نيفيس |
| Evet, Niveus salgın hastalığı çok umursasaydı aşıyı bedavaya dağıtırdı. | Open Subtitles | إن كانت شركة "نيفيس" الطبية قلقة للغاية حيال هذا الوباء لمنحوا اللقاح من دون مقابل |
| Ben Peter Nevins. | Open Subtitles | (أنا (بيتر نيفيس |
| Bayan Nieves, bugün erken saatlerde yağmur yağıyordu ve o botlar hala ıslak. | Open Subtitles | سيدة(نيفيس) لقد كانت تُمطر اليوم وهذا الحذاء لازال رطبًا |
| Nieves'in küçük kızı ikinci cinayet esnasında babasının yanında olduğunu söyledi. | Open Subtitles | بنت (نيفيس )الصغيرة أخبرتنا عن حجة غيابه وقت حدوث جريمة القتل الثانية فقد كان مع عائلته |
| Eğer hikaye doğru çıkarsa Nieves'in Lily Cooper'ı öldürmesi mümkün değil. | Open Subtitles | إذا تأكد ذلك فمن المُستحيل أن يكون (نيفيس ) قام بقتل (لي لي كوبر) |
| Ama Victor Nieves'in, Lily Cooper'ı öldürdüğünü itirafı etmesi boş çıkınca ikinci bir katilin olduğunu fark ettik. | Open Subtitles | ولكن عندما تم استبعاد اعتراف (نيفيس) بقتله (لي لي كوبر)فعلمنا أنه لابد أن يكون هناك قاتلان |
| Nieves'in, Lily'nin katilini biliyor olması muhtemel ama büyük ihtimalle sezgisel olarak Trager'ın ikinci katili nereden bulduğunu anlayabiliyordu. | Open Subtitles | ربما يعلم (نيفيس) هوية قاتل (لي لي كوبر) ولكني أيضًا أعتقد أنه يعلم |
| Daha sonra, Victor Nieves'in borç geçmişindeki tahsilat ajanının adının Bradley Mackmain olduğunu fark ettim. | Open Subtitles | وبعد ذلك لاحظت في سجل قروض (فيكتور نيفيس) أن عميل تجميع القروض اسمه (برادلي ماكماين) |
| Dosyaya Victor Nieves'i de dahil etmişti onun ödenmemiş borcunun birden tekrar ödenmeye başlandığını fark etmişti. | Open Subtitles | لقد كان بسبب أنها ضمت (فيكتور نيفيس) لملفها وقد لاحظت فجأة أن مديونيته بدأت تُسدد من جديد |
| Nieves'in sabıkası soygunlardı. | Open Subtitles | كانت تُهم (نيفيس)تتعلق بعمليات سطو |
| (Kahkaha) İyi bir resim değil. Şimdi, Nevis adasındaki arkadaşlarım biraz daha iyiler. Şuna bakın! İşte bu Isaac Newton. | TED | (ضحك) ليست صورة جيدة. الآن أصدقائي في جزيرة نيفيس هم أحسن بقليل. انظروا إلى ذلك! |
| Isaac ve ben Nevis'e gidelim diye konuşuyorduk. | Open Subtitles | (ايزيك) وانا كنا نتحدث عن المغادره الى (نيفيس) |
| Nevis, Nevhis. Fark etmez. | Open Subtitles | نيفس"، "نيفيس"، ليس الأمر مهماً" |
| Niveus Tıbbi Ürünleri yeni domuz gribi aşısının dağıtımını bu beklenmeyen salgını durdurmak için hızlandırıyor. | Open Subtitles | شركة "نيفيس" للأدوية , تعجلّ بتسليم لقاح جديد للقضاء على إنفلونزا الخنازير "لوقف موجة الإنفلونزا التي لم يسبق لها مثيل" |
| Niveus'ın dağıtım sorumlusu. | Open Subtitles | "نائب مدير التوزيع بشركة "نيفيس |
| Peter Nevins diye biri yok. | Open Subtitles | (لا وجود لـ (بيتر نيفيس |
| İlk yapmamız gereken şey, anakaraya giden herkezi izole edip test için Yardımcı Tıbbi Laboratuvar'da Dr.Neves'le bağlantıya geçmelerini sağlamak. | Open Subtitles | حسنا, أول شيء يجب أن نعزل كل شخص ذهب للبر الرئيسي ويبلغون للدكتور نيفيس في المختبر لإجراء الاختبارات |