| Buradan sonra seansın yarısını Kleenex kutusuyla geçiren... ve kalan 20 dakikayı da takıntılı bir şekilde nasıl beni düşünerek mastürbasyon yaptığını sayan bir DDO hastam var. | Open Subtitles | عِنْدي مريضُ مباشرةً بعد هذا الذي يَصْرفُ نِصْفاً الجلسةَ... تَرَاصُف صندوقِ فقط لذا، والدقائق الباقية الـ20... رِواية كيف أنّ هو يَعتقدُ بِقلقٍ شديد عنيّ بينما هو يَستمنى. |
| Paranın yarısını. | Open Subtitles | اريدُ نِصْفاً المالَ. |
| O paranın yarısını istiyorum. | Open Subtitles | أُريدُ نِصْفاً ذلك المالِ. |
| Yo. Her şeyin yarısı. | Open Subtitles | لا اعتقدُ اريدُ نِصْفاً النتيجةَ. |
| Yo. Her şeyin yarısı. | Open Subtitles | لا اعتقدُ اريدُ نِصْفاً النتيجةَ. |
| Paranın yarısını. | Open Subtitles | اريدُ نِصْفاً المالَ. |
| - yarısını mı istiyorsun? | Open Subtitles | تُريدُ نِصْفاً المالَ؟ |
| Eğer bu salakça araştırmaya ayırdığın zamanın yarısını evlilik yeminimize ayırsaydın yarın kilise yolunda yürüyor olurduk. | Open Subtitles | إذا أنت فقط صَرفتَ نِصْفاً الكميةَ وقتِ على نذورِ زفافكَ... ... كهذاالتحقيقِالصَغيرِالغبيِ... ... نحنمن المحتملسَنَمْشي أسفل الممرِ غداً. |
| Her şeyin yarısını istiyorum! | Open Subtitles | أُريدُ نِصْفاً! |
| Bu taşın yarısı, Japonya'da 2 milyon dolara satıldı. | Open Subtitles | أي يَهْزُّ نِصْفاً هذا الحجمِ بِيعَ في اليابان ل2$ مليون. |
| Evet, tepedeki toprakların yarısı onların. | Open Subtitles | نعم، يَمتلكونَ نِصْفاً التَلَّ. |
| O katın yarısı onun. | Open Subtitles | يَمتلكُ نِصْفاً تلك الأرضيةِ. |