| Blair Simmons, Daily William Hastings Beard Fork dışında yaşıyormuş. | Open Subtitles | بلير سيمونس من الديلي و يليام هاستينغ من بيرد فورك |
| Evet, Bay Hastings'in neden endişelendiğini anlayabiliyorum. | Open Subtitles | أوه، نعم ، اني ارى كم هو قلق السيد هاستينغ |
| Sanırım Morgan Hastings hesabına çalışıyor. Neler konuştuğumuzu sordu. | Open Subtitles | اعتقد بأنه يعمل لدى مورجان هاستينغ لانه سألني عما دار بيننا من حديث |
| Bill Hastings başına gelen şeyi hak eden yaşlı bir aptaldı. | Open Subtitles | كان بيل هاستينغ مسناً غبياً يستحق ما حصل له |
| Uzun yıllardır bu işi yapıyorum ancak Bay Hastings diye birini hatırlamıyorum. | Open Subtitles | كنت في هذا العمل منذ عقد من الزمن و ليس لدي أي تذكر من أي نوع عن السيد هاستينغ |
| Küller William Hastings'le bağlantılı. | Open Subtitles | الكريميناس تتوافق مع تلك التي تعود لويليام هاستينغ |
| Bay Hastings'in cesedini nerede dokulara ayırdığınızı bilmek istiyoruz. | Open Subtitles | ما نريده هو أن نعرف من أين حصلت على جثة السيد هاستينغ |
| William Hastings'in nadir görülen bir kanseri vardı ve hastalığı son evredeydi. | Open Subtitles | لقد كان ويليام هاستينغ مصاباً بنوع خبيث من السرطان و هو نادرٌ جداً |
| Satış yerindeki havalandırmadan aldığımız tozlar Hastings ve diğer 7 cesetle uyuştu. | Open Subtitles | اتعرف امراً؟ الغبار الذي استخلصناه من فتحة التهوية في غرفة العرض عندك تطابقت مع هاستينغ و مع سبعة جثث أخرى مع من تعمل؟ |
| Hastings'in orada üzerime atladılar. | Open Subtitles | دخلوا عنوة في املاك السيد هاستينغ |
| Kesinlikle çok iyi silahlar bay Hastings. | Open Subtitles | انه افضل زوج اخترته ياسيد هاستينغ |
| Bay Hastings, bu kasabadaki herkesi tanıyorsunuz. | Open Subtitles | سيد هاستينغ انت تعرف كل الناس في البلدة |
| Hastings'in söylediğini. Elder çetesince tuzağa düşürüldük. Haydi gidelim! | Open Subtitles | ماقاله لنا هاستينغ " بأن عصابة من آل الدر هاجمتنا " 0 هيا بنا |
| Telefon kayıtlarına göre Hastings'in öldüğü dönemde faturasız telefonlardan yüzlerce kez aranmışsın. | Open Subtitles | سجلاتك الهاتفية تظهر أنه خلال الأشهر القريبة من موت هاستينغ تلقيت الكثير من الاتصالات من هواتف خليوية معدة للاستعمال مرة واحدة |
| O, Menendez Hastings sense Esposito, bir hiç yani. | Open Subtitles | وانت فقير "هي "منديز هاستينغ" و أنت "اسبوسيتو يعني لا شيء |
| Bunu Başkomiser Hastings'le konuşun. | Open Subtitles | أفضل لو تتحدث إلى المشرف هاستينغ |
| Detaylara girmeden, kayıtlar, Başkomiser Hastings'in kayda değer maddi sıkıntılar içinde olduğunu gösteriyor. | Open Subtitles | بدون التطرق للتفاصيل, هذه السجلات تظهر .أن المشرف (هاستينغ) يواجه صعوبات مالية ملحوظة |
| Şimdi sahibi Morgan Hastings. | Open Subtitles | -اصبحت الآن ملكا لمورجان هاستينغ |
| Silahı bırak Hastings. | Open Subtitles | الق هذه البندقية يا هاستينغ |
| Dedim ya Hastings'in kim olduğunu bilmiyorum. | Open Subtitles | أنا لا أعرف من هو هاستينغ |
| Kenneth Hasting bu, bulunan ceset. | Open Subtitles | (هذا (كينيث هاستينغ الجثة التي عثروا عليها |