| Umalım da göç etmeye devam edip buradan defolup gitsinler. | Open Subtitles | لندعو بأن يستمروا في هجرتهم ويبتعدوا عن هنا بحق الجحيم |
| der. Peki, fakir insanlar şehirlere göç edince ne yapıyorlar? | TED | فما الذي يفعله الفقراء عند هجرتهم للمدن؟ |
| Bu zorlu göç, neredeyse 5,000 kilometreye yakındır ve üç ay alır. | Open Subtitles | هجرتهم المطوّلة تقريباً لثلاثة ألاف ميلُ لمدة طويلة وتأخذَهم ثلاثة شهورِ. |
| Bugün chiruların karşılaştığı en büyük problem geleneksel göç yollarını kesen Tibet-Qinghai demiryoludur. | Open Subtitles | احدث هذه المشاكل التي تواجهها سكة حديد التبت الجديدة الذي يقطع عليهم طرق هجرتهم التقليدية. |
| Çünkü çiftçiler kazların göç esnasında yiyebileceği mahsulleri yetiştiriyor. | Open Subtitles | كَمَا يقوم المزارعين بزراعة المحاصيل تستطيع الأوز أن تأكله في هجرتهم. |
| 20,000 köpek balığı bu tarafa göç ediyor. | Open Subtitles | عشرين ألف من أسماك القرش تم الإمساك بهم أثناء هجرتهم |
| "Guardian"daki yeni bir makale, 2020'ye dek, Sahra Altı Afrika'dan 60 milyon kişinin çölleşme nedeniyle göç edeceğini öngörüyor. | TED | وفقًا لمقالة نُشرت مؤخرًا في "الجارديان" بحلول عام 2020 أكثر من 60 مليون شخص من أفريقيا جنوب الصحراء يتوقع هجرتهم بسبب التصحّر. |
| Karibular göç ediyor. | Open Subtitles | تسير غزلان الرنة في هجرتهم |