| Bu evin değeri 8.6 milyon, ve bu fiyata satılacak. | Open Subtitles | هذا المنزل يساوي 8.6 مليون، هذا السعر ما سأبيع بهِ. |
| Dostum başka yerde bu fiyata bunun dört katını alırız. | Open Subtitles | يا صديقي نستطيع الحصول على أربعة أضعاف لقاء هذا السعر |
| Ama bu fiyata verirsem senden bir iyilik isterim. | Open Subtitles | ولكن إن أعطيتك هذا السعر فيلزمني صنيعاً منك. |
| Bu fiyatla günde bir düzine satarız. | Open Subtitles | نحن نبيع الكثير منه خلال يوم واحد فى حدود هذا السعر |
| Bu fiyatla günde bir düzine satarız. | Open Subtitles | نحن نبيع الكثير منه خلال يوم واحد فى حدود هذا السعر |
| Eric Lamensoft'a bu fiyattan verdiğini biliyorum. | Open Subtitles | انا اعرف فى الحقيقة انك اعطيتى هذا السعر لايريك لامونسفت |
| Başka yere bakma. Ona bu fiyattan verdin mi vermedin mi? | Open Subtitles | لا تنظرى بعيدا هل اعطيتيه هذا السعر ام لا؟ |
| Ama bunun ufak bir fiyatı var, ve bu fiyat 100 milyar $. | Open Subtitles | و هو بسعر زهيد و هذا السعر هو 100 بليون دولار |
| Eski dostlara bu fiyata olduğunu söyledi, ama daha fazlası var. | Open Subtitles | قالَ ان هذا السعر لصديق قديمَ ، لَكنِّي أخذت أكثرَ. |
| Çaresiz olabilirler ama bu fiyata sanırım ayakkabı derisi yemeyi tercih ederler. | Open Subtitles | ربما هم بحاجة شديدة حقاً ، و لكن هذا السعر أظن أنهم يفضلون تناول الأحذية و الجلود |
| Bu el arabasını, bu fiyata satan dükkânı bulursak... | Open Subtitles | ابحث عن المتجر الذى باع هذه الاشياء بمثل هذا السعر المحدد امامك |
| Çok lezzetli, bu fiyata değer. | Open Subtitles | إنهُ جيد , إنهُ يستحقُ هذا السعر. |
| Sonsuza kadar bu fiyata gitmez. | Open Subtitles | - على الأقل - لن يجلب هذا السعر للأبد |
| Ama...yine de...bu fiyat... | Open Subtitles | لكن .. مع ذلك.. هذا السعر |